Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7587 E. 2026/3179 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7587
Karar No
2026/3179
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/456 Esas, 2025/1154 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/137 Esas, 2023/897 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 445 58... parsel sayılı taşınmazın kesinleşen imar planında “Ağaçlandırılacak Alan” olarak belirlendiğini ve davalı idareler tarafından ağaç dikilmek ve enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle taşınmaza fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hatalı olduğunu, taraf sıfatlarının bulunmadığını, ağaçlandırma yapılmadığını, husumetin kendilerine düşmediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ağaçlandırılacak alan olarak ayrılan davaya konu taşınmaza fiilen el atılarak kısmen ağaçlandırıldığını, Dairemizce daha önce incelenen 2018/1396 Esas ve sonrasında 2020/741 Esas numarasını alan ve yine 2022/91 Esas sayılı paydaş dava dosyasında, hava fotoğrafları da uygulanmak suretiyle alınan bilirkişi ek raporunda, taşınmazın öncesinde ziraate elverişsiz arazi görüntüsünde iken 1999 yılında ağaçlandırılmış olduğu, bu ağaçlandırma işleminin taşınmazın güney sınırında bulunun ve Maliye Hazinesine ait 822 parselden başladığı, 822 parselin kuzey sınırının tel çit ile çevrili olduğu, 1999 yılından sonra ağaçları korumak suretiyle çekilmiş olabileceği, tel çitin dava konusu taşınmazın güney sınırının dışında olup taşınmazı kapsamadığı, ancak taşınmaza ulaşımın 822 parsel içinden geçip bu tel çiti aşmak suretiyle mümkün olduğu, davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 822 parsel sayılı taşınmazdaki ağaçlandırma işlemlerinin Ankara Valiliğince Ustaoğlu İnşaata yaptırıldığının ileri sürülmesi üzerine, Dairelerince sözü edilen dosyada yapılan yazışmalar sonucunda, Ankara Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 13.08.2018 tarihli cevabi yazısından Hazinenin de hissedarı olduğu dava konusu taşınmazın 9000 m²lik bölümünün Orman Bakanlığınca ağaçlandırıldığının bildirilmiş olduğunu ve bu suretle bu idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığı, Yargıtay onamasından geçen paydaş dosyalarında da husumetin bu şekilde kabul edildiği anlaşıldığından, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip irtifak hakkı nedeniyle taşınmazda meydana gelen değer düşüklüğü de dikkate alınmak suretiyle zemin bedelinin Orman Bakanlığından tahsiline, ağaçlandırma yapılmak suretiyle el atma tarihinin 1999 yılı olması ve davacıya bir bedel ödenmediği dikkate alındığında Orman Bakanlığı yönünden davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporun denetime elverişli olmadığı hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7587, K. 2026/3179, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7587-e-2026-3179-k-957f565323c7