Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7383 E. 2026/3204 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7383
Karar No
2026/3204
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2427 Esas, 2025/388 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/389 Esas, 2023/263 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin olduğu gerekçesiyle 21.04.2025 tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve davalı idare vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de davacılar vekili tarafından dava değerinin toplam 6.856.332,00 TL olarak artırıldığı ve davanın reddine karar verildiği, temyize konu edilen toplam miktar 6.856.332,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL' nin üstünde kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 21.04.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 99 parsel sayılı taşınmazın murisleri ... ...'un 17.04.2017 tarihinde vefatı ile müvekillerine intikal ettiğini, davalı idarenin taşınmazın bulunduğu alanda çevre yolu yapmak suretiyle taşınmaza fiili olarak el koyduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığına ilişkin herhangi bir şerhin tapuya şerh edilmediğini, müvekkillerin murisine kamulaştırma bedelinin ödenmediğini, taşınmazın davalı idare adına tescili için gerekli işlemlerin yapılmadığını, müvekillerinin davalı idarenin taşınmaza el koyması nedeniyle taşınmazdan yararlanmadığından dava konusu taşınmazın gerçek değeri ve ecrimisil bedelinin uzman bilirkişilere tespit ettirildikten sonra davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkili idare tarafından usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığı belirtilmesine rağmen, davalı idare tarafından 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca tescil işleminin gerçekleştirilmediğini, kamulaştırma işleminin tapuya şerh edilmediğini, kamulaştırma bedelinin müvekkillerinin murislerine ödenmediğini, Anayasal mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, davalı idarenin tazminat ve ecrimisil sorumluluğunun doğduğunu, davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idare tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976/358 Esas, 1976/314 Karar sayılı dosyası ile açılan tenkis-i bedel davasında o zamanki malik ... ... tarafından davanın kabul edildiği, davayı takip ederek kamulaştırma işleminden haberdar olduğu, dolayısıyla kamulaştırma işleminin kesinleştiği, davacılar murisinin iş bu dava sonucunda kamulaştırma bedelini tahsil ettiği ve kamulaştırma işleminin bu bağlamda davacılar miras bırakanı hakkında kesinleştiği, bu aşamadan sonra tapu siciline tescil işlemi kurucu olmayıp açıklayıcı mahiyet taşıdığından, davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ile bu bedelin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazın tamamının Karayolları Genel Müdürlüğünün 1976/17 sayılı ve 23.01.1976 tarihli kararı ile Bursa-... Yolu kapsamında kamulaştırılmasına karar verildiği, kıymet takdir raporu hazırlandığı, kamulaştırma bedelinin ... Bankası ... Şubesine bloke edildiği, kamulaştırma belgelerinin 19.07.1976 tarihinde davacılar murisi o dönemki tapu maliki ... ...'a bizzat tebliğ edildiği, idare tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976/358 Esas, 1976/314 Karar sayılı dosyasında tenkisi bedel davası açıldığı, karar ilamının incelenmesinde davanın ... ...'un kabulü üzerine kabul edildiği, kıymet takdir raporunun üzerine "ödenmiştir" şeklinde şerh düşüldüğü anlaşılmıştır.

3. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 25 inci maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi açısından usulüne uygun tebligatla başlar. Davacılar murisi ... ...'a kamulaştırma belgeleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve muris tenkisi bedel davasına katılmış olup kamulaştırma işleminin kesinleştiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia, savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 21.04.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Aleyhine temyiz olunan davalı idare yararına 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7383, K. 2026/3204, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7383-e-2026-3204-k-c53101bb7d2e