Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3692 E. 2026/12454 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3692
Karar No
2026/12454
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3511 Esas, 2025/4984 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/646 Esas, 2024/364 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillinin Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 234 95... parsel sayılı taşınmazda hisse maliki olduğunu, davalı idarenin usulüne uygun kamulaştırma işlemi olmaksızın taşınmaza fiilen el atması nedeniyle; davacı adına tapu kaydının iptali ile yola terkini karşılığında fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik taşınmazın bedeli olarak 100.00 TL alacağın dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yerinde olmadığını, dava konusu parselin ...ve.... Kısım kapsamında kalıp, söz konusu bölgede müvekkil idarenin herhangi bir yıkım ve kamulaştırma çalışması veya el atması bulunmadığını, davacının taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının kısıtlı olmadığını, bu aşamada herhangi bir el koymadan söz edilemeyeceğini, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 2020/2166 Esas sayılı dosyada açılan davada söz konusu ... planının iptaline karar verildiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza fiilen el atmanın olmadığı bu nedenle idari yargının görevli olduğu ve yargı yolu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dava konusu parselin ...ve.... Kısım kapsamında kalıp, söz konusu bölgede müvekkil idarenin herhangi bir yıkım ve kamulaştırma çalışması veya el atması bulunmadığını, davacının taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının kısıtlı olmadığını, imar planının iptal edildiği ve taşınmazın plansız alanda kaldığını, husumetin kendilerine düşmediğini, alınan raporun yetersiz, bedelin fazla olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen davacının hissedarı olduğu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 234 95... parsel sayılı taşınmazın ilk kez 2001 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ve bu plana bağlı olarak yapılan ... nolu parselasyon planı kapsamında "...ve ... ve yer altı otoparkı" olarak ayrıldığı, muhtelif tarihlerde onaylanan imar planında bu kullanımın korunduğu, ancak 2001 tarihli ilk parselasyon planı ile sonraki tarihlerde yapılan imar planlarının açılan davalar sonucu iptal edildiği, yapılan keşif sonucu alınan fen bilirkişi raporuna göre dava konusu parselin bir bölümü üzerinde ruhsatsız baraka tipi yapıların mevcut olduğu, oto yıkama ve oto park olarak kullanıldığı, ... Caddesine cepheli olduğu yolun genişliğinin 22 metre olduğu, davalı idarenin fiili el atması nedeniyle davacıların taşınmaz üzerinde herhangi bir tasarruf imkanının kalmadığı, sorumluluğun davalı idarede bulunduğu anlaşılmış olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, aynı bölgede Yargı denetiminden geçerek kesinleşen güçlü delil niteliğindeki bedellerde değerlendirilmek suretiyle dava tarihi itibarıyla değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, +dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcını Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3692, K. 2026/12454, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3692-e-2026-12454-k-d67400954dcf