Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/730 E. 2025/11916 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/730
Karar No
2025/11916
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3394 Esas, 2024/2688 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/220 Esas, 2023/304 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 05.12.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.

Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 05.12.2024 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kırıkkale ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 418 parsel (yenileme ile 108 ada 4 parsel) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, tespit edilen bedelin taşınmazda meydana gelen değer azalışını karşılamaktan uzak olduğunu, konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından dava konusu taşınmaz üzerinde yalnızca irtifak hakkı tesisi yapılmasının talep edildiğini, mülkiyet kamulaştırması yapılmasının söz konusu olmaması nedeniyle kesilmesi talep edilen bir ağaç bulunmadığını, kesilmesi gereken ağaç bedeli hesaplanmasının hatalı olduğunu, aynı şekilde yalnızca irtifak tesisi kurulan bir taşınmazda solar panel sistemi ile diğer elektrifikasyon sistemlerinin sökülerek taşınması için gerekli masrafların bedele ilave edilmesinin anlaşılamadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; irtifak bedeli ile hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, taşınmazın kapama ceviz bahçesi olarak kabul edilmesi gerektiğini, irtifak değer düşüklüğü oranının düşük belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranının %3,01 olarak kabul edilmesi gerektiğini, ceviz fidanları için uygulanan birim fiyatının yetersiz olduğunu, solar panel ve diğer elektrifikasyon sistemleri ile yaşam alanı ve su depolarının sökülerek taşınması için gerekli masrafların eksik hesaplandığını, muhdesat bedelinin düşük hesaplandığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairenin iade kararı doğrultusunda, sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza ekilebilir ürün gelirine göre zemini ile üzerindeki muhdesata resmî birim fiyatlarına göre değer biçilerek tespit edilen toplam taşınmaz bedeline, dava konusu taşınmazın yüzölçümü, geometrik şekli ve enerji nakil hattı güzergahına göre irtifak hakkından kaynaklanan değer kaybı oranı uygulanarak bulunan bedele irtifak alanında kaldığı için kesilmesi gerekli ceviz ağaçları bedeli eklenmesinin doğru olduğu, ancak dava konusu taşınmazda tarımsal faaliyetin devam ettiği göz önüne alındığında, taşınmazdaki güneş enerjisi sisteminin sökülüp başka bir yere nakil edilmesinin söz konusu olmadığı, bu durumda toplam kamulaştırma bedelinin 90.311,00 TL olması gerektiği hâlde, sökme, nakliye ve yeniden montaj için 50.000,00 TL maktu bedel eklenerek fazlaya karar verildiği, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki "Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir" hükmünün Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği, 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin son fıkrasında "Bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idare tarafından belgelerin mahkemeye verildiği gün esas tutulur" hükmünün düzenlendiği ve söz konusu maddenin halen yürürlükte olup, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının gerekçesinde de kamulaştırma bedelinin dava tarihi esas alınarak belirlenmesinin doğru olmadığı ve bu belirlemenin daha sonraki bir tarihe göre yapılması gerektiğine dair bir ifade bulunmadığından kamulaştırma bedelinin davanın açıldığı tarihteki değerine göre belirlenmesi hususunun yasal zorunluluk olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gereğinin yerine getirilmesi açısından yapılması gerekenin, taraflar arasında kararlaştırılmış daha yüksek akdi faiz oranı da bulunmadığına göre dava tarihi esas alınarak belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için Anayasa'nın 46 ncı maddesinde belirtilen en yüksek faiz olan "Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faiz" oranının uygulaması gerektiği kabul edilmiş olup, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/9-602 Esas, 2004/595 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2004/4849 Esas, 2005/1452 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağından, kamulaştırma bedeline, dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için "Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin" uygulanması kabul edilmiş olup, bu nedenle faize yönelik düzenleme usul hükümlerine ilişkin olduğundan derhal uygulanması gerektiği de gözetildiğinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca süresi içinde bankaya depo edilen kamulaştırma bedeli bankada nemalandırıldığı hâlde, ayrıca faiz hükmedilmesi doğru olmadığı gibi kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki Kırıkkale ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 418 parsel (yenileme ile 108 ada 4 parsel) sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulması yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) harfi ile gösterilen bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "dava tarihinden" ibarelerinin hükümden çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı "13.05.2021 tarihinden itibaren" ibaresinin yazılması, aynı alt bentte yer alan "kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "yasal" kelimesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/730, K. 2025/11916, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-730-e-2025-11916-k-8bb94a1f4c36