Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6462 E. 2026/690 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6462
Karar No
2026/690
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/231 Esas, 2025/239 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/399 Esas, 2024/431 Karar

Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... ili,... Mahallesi, 3 84... ve 18 parselde bulunan taşınmazları 09.06.2017 tarihinde dava dışı üçüncü kişilerden satın aldığını, daha sonra davacıya ait taşınmazların orman tahdit alanına müdahalede bulunulduğu ve davacı adına mükerrer tapu kaydı oluşturulduğundan bahisle davacı aleyhine Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/309 Esas sayılı davanın açıldığını, yapılan yargılamada dava konusu 3 84... parsel sayılı taşınmazın 2.842,92 m²lik kısmı ile 3 84... parsel sayılı taşınmazın 611,13 m²lik kısmın tapu kaydının iptaline karar verildiğini, davacının iyi niyetli olarak tapu kütüğüne güvenerek taşınmazı iktisap ettiğini 09.06.2017 taşınmazın iktisap tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı iyi niyetli olup tapu kütüğüne güvenerek taşınmazı iktisap ettiğini, taşımazı satın aldıktan sonra taşınmazın mükerrer kadastro işlemine tabi tutulduğunun tespit edildiğini, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan devletin kusursuz sorumluluğu bulunduğu, zararın Devletin tapu verdiği bir taşınmazın orman sınırlarına alınmasıyla doğduğunu, zarar doğduktan sonra bu tür bir taşınmazı satın alan davacının zararın doğumunda bir katkısının olmadığını, zarar görenin eyleminin zararın ortaya çıkmasının bir sebebi halini almadığı durumlarda illiyet bağının kesildiğinden söz edilemeyeceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kaydının beyanlar hanesine işlenen şerh işlendikten sonra bu şerhi tapuda görmesine rağmen satın alan davacının iyi niyetli olduğundan bahsedilmeyeceğinden, davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunu belirterek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6462, K. 2026/690, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6462-e-2026-690-k-90bfdc458137