Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5848 E. 2026/1008 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5848
- Karar No
- 2026/1008
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2335 Esas, 2024/2498 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/7 Esas, 2023/736 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; davacıların paydaşı olduğu .......... ili, ..., .......... Mahallesi 7 21... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından belediye hizmet alanı yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığını, herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; sorumluluğun planı yapan Alanya Belediye Başkanlığından olmadığını, kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat davası açılabilmesinin ön koşulunun imar planındaki ayrılış amacına yönelik malikin rızası olmaksızın fiili olarak taşınmaza el konulması olduğunu, söz konusu taşınmazda fiili el atma olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının davacının hissesi oranında iptaline, iptal edilen tapu kaydının davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın resmi kurum alanı olarak ayrılması nedeniyle husumetin Hazineye yöneltilerek tazminattan bu kurumun sorumlu olması gerektiği hâlde, davalı belediyenin sorumlu tutulmasını doğru olmadığını, mahkemece dava ve birleştirilen dava ile ilgili verdiği kararda hükmedilen bedele uygulanacak faizin ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, idarenin ödemesi gereken vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, kararda takyidatların bedele yansıtılmış haliyle hesaplanması yapılması gerektiğini, taşınmaz bedelinin fahiş olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, emsal alınan taşınmazın hatalı olduğunu, taşınmazda hisse hatası bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı ancak taşınmazın pasif kaydının incelenmesinden belediye hizmet alanı niteliği ile 23.09.2014 tarihinde imar sebebi ile tescil edildiği, uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olduğunun kabul edilmesinde ve taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında belediye hizmet alanında kaldığından davalı kurumun sorumlu tutulmasında ve davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiş; ancak dava konusu taşınmaz tek olup, asıl dava ile birleştirilen dava tek bir hukuki nedene dayalı olarak açıldığından, tek vekâlet ücretine hııktnedilmesi gerekirken, asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi ve hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak belirtilen yönler düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2 Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslar taşınmazdaki davacılar payının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerler; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan temyize başvurma harcının alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.