Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5307 E. 2026/318 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5307
- Karar No
- 2026/318
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1604 Esas, 2024/1689 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/139 Esas, 2021/227 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hissedarı olduğu............ilçesi, ... 3 99... ve 118 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların 1993 yılında usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını kamulaştırma bedelinin de o tarihteki malikleri adına bankaya depo edildiğini, kamulaştırma işleminin tamamlandığını, bu nedenle kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazların tapusunun iptali ile davalı idare adına tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1993 yılında usulüne uygun olarak kamulaştırılarak kamulaştırma bedelinin de o tarihteki malikler adına bankaya depo edildiğini, kamulaştırma işleminin tamamlandığını, bu nedenle kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olup subjektif değerlendirmeler içerdiğini, taşınmazın arsa değil arazi niteliğinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte taşınmaza el atma tarihindeki niteliği esas alınarak değer biçilmesi gerektiğini, taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmadan değer biçilmesinin hukuka aykırı olduğunu, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davalı idarece dava konusu taşınmazların daha önce kamulaştırıldığı ileri sürülmüş ise de kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak yapılmış ve tamamlanmış olduğunun, bedelinin hak sahibine ödendiğinin ispat edilememiş olduğu, mahkemenin keşif gözlemi ve taşınmazın uydu görüntüleri ile dava konusu taşınmazlara davalı idarece yol yapmak suretiyle fiilen el atıldığı, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak ıslah dilekçesinde ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu hâlde, talep aşılarak dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığı, keşif masrafının harç olarak değerlendirilip hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğu, hüküm özetinin derhal tapuya gönderilmesi gerekirken, karar kesinleştikten sonra gönderilmesine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazlara davalı idarece 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atıldığının kabulü ile kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.