Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5253 E. 2025/14077 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5253
Karar No
2025/14077
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1137 Esas, 2025/54 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... Mahallesi 546 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli ve 2018/62 Esas, 2019/215 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2019/2047 Esas, 2022/552 Karar sayılı kararıyla; davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp vekâlet ücretine yönelik düzeltme yapılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2019/2047 Esas, 2022/552 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kapama bağ niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelirine göre değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri ile aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin denetiminden geçen, aynı kamulaştırma kapsamında, aynı mahallede bulunan, dava konusu taşınmaza komşu olup benzer özellikteki 554 parsel sayılı taşınmaza %50 oranında objektif değer artışı uygulandığı dikkate alındığında, taşınmazın tespit edilen metrekare birim fiyatına ilave edilecek objektif değer artırıcı unsurun % 50 oranında olacağı gözetilmeden, daha düşük oranda objektif değer artışı uygulanarak eksik bedele hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/33 Esas, 2023/629 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/33 Esas, 2023/629 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bozma kararı öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın çıplak zemin değerinin 52,00 TL/m2 olarak tespit edildiği ve bu hususun bozma nedeni yapılmadığı, bozma kararına uyularak taşınmazın metrekare birim değerine % 50 oranında objektif değer artışı uygulandığında 78,00 TL/m2 olacak iken hesaplamada sehven 75,00 TL/m2 alınması suretiyle eksik bedele hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken sadece İlçe ... ve .. Müdürlüğü verilerinin dikkate alınmasının doğru olmadığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını, daha yüksek oranda objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmında değer kaybı meydana geleceğini, bu hususun hesaplama yapılırken gözetilmesi gerektiğini, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken ürün verim ve satış fiyatının düşük, üretim masraflarının ise yüksek alınmasının doğru olmadığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını, daha yüksek oranda objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmında değer kaybı meydana geldiğini, bu hususun hesaplama yapılırken gözetilmediğini, tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren TEFE-TÜFE oranında faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; bir kısım davalılar vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli kararı ile hüküm altına alınan toplam kamulaştırma bedelinin 166.093,00 TL olduğu, işbu kararın davalılar ..., ..., ..., ... ve ... haricindeki davalılar tarafından temyiz edilmediği, kararın adı geçen davalılar lehine bozulduğu, bozma kararı sonrası temyize gelmeyen davalılar yönünden davacı idare aleyhe hüküm verilemeyeceği gözetilerek yeniden hesaplama yapıldığında, tespit edilen toplam kamulaştırma bedelinin 171.607,48 TL olacağı, bu durumda davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın payına isabet eden 4.336,67 TL fark kamulaştırma bedelinin işbu davalılara ödenmesi, fazladan depo edilen 18.865,22 TL'nin ise davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'dan tapudaki payları oranında alınarak davacı idareye iadesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bir kısım davalılar vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (3) numaralı bendinde yer alan " 190.472,70 " sayısının çıkarılarak yerine " 171.607,48 " sayısının yazılması,

b) (4) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine " Tespit edilen 171.607,48 TL toplam kamulaştırma bedelinin ilk kararla hüküm altına alınan 166.093,00 TL'si tüm davalılara acele el koyma dosyasında ödendiğinden yeniden ödenmesine yer olmadığına, davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın payına isabet eden toplam 5.514,48 TL fark kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında adı geçen davalılara ödenen 1.177,81 TL'nin mahsup edilmesi suretiyle tespit ve depo edilen 4.336,67 TL'nin; 613,25 TL'sine davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 16.07.2018 tarihinden 13.07.2023 tarihine kadar, bakiye 3.723,42 TL'sine ise 16.07.2018 tarihinden son karar tarihi olan 16.01.2025 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'a tapudaki payları oranında derhal ödenmesine," cümlesinin yazılması,

c) Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasına ayrı bent olarak " Davacı idare tarafından fazladan depo edilen 18.865,22 TL’nin davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından bankadan çekilmişse varsa ödenen nemaları ile birlikte işbu davalılardan tapudaki payları oranında alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5253, K. 2025/14077, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5253-e-2025-14077-k-1694e390b4d3