Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5077 E. 2026/346 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5077
- Karar No
- 2026/346
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2225 Esas, 2024/2286 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/549 Esas, 2023/572 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... 151 77... parsel sayılı taşınmaza davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadan ve bedel ödenmeden taşınmaza fiili olarak el atıldığını beyanla şimdilik 2.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, imar planını Aksu Belediyesi yaptığından husumet itirazında bulunduklarını, husumetin Aksu Belediyesine yöneltilmesini, tazminat şartlarının oluşmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süre ve husumetten reddi gerektiğini, davacının tazminat talebi söz konusu olduğundan 3194 sayılı Kanun'un uygulamasından doğan uyuşmazlık nedeniyle husumetin imar planını yapan belediyeye yöneltilmesi ve idari yargı kolunda tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerektiğini, düzenleme ortaklık payı ile oluşturulan kısımda özel mülkiyet hakkının kalkarak bu kısmın mülkiyetinin idareye geçmesi gerektiğinden bu şekilde oluşmuş taşınmazların kamulaştırılmasından bahsedilemeyeceğinden bu taşınmazların kamulaştırmasız el atmaya konu edilemeyeceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gibi m² birim fiyatının yüksek belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki fiilen el atılan taşınmazın emsal ile mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek dava tarihine güncellenen m² birim fiyatı üzerinden değerlilik katsayısı uygulanarak dava tarihi olan (21.11.2022) itibarı taşınmazın m² birim fiyatının 8.372,12 TL/m² olarak hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, davanın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle davalının yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı yararına hükmedilen vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesine bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Davalı idare vekili maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği yönünde temyiz isteminde bulunmuşsa da vekâlet ücretinin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmadığı, davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından bu hususta değerlendirme yapılmamıştır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.