Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/106 E. 2026/1077 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/106
- Karar No
- 2026/1077
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/106 - 2026/1077 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/106 KARAR NO : 2026/1077
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.07.2024 NUMARASI : 2022/669 Esas 2024/568 Karar
DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 15.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.06.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 12.09.2021 tarihinde, davalı sigorta şirketine İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...Şirketi adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki 09 DB 909 plakalı aracın, ... sevk ve idaresindeki motosiklete arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların oğlu ...'nın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücü...'nün tam kusurlu olduğunu, sigortalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ...ne karşı Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/776E.sayılı dosyası ile açtıkları maddi tazminat davasında, 17.08.2022 tarihinde imzalanan ibraname ile 410.000,00 TL asıl alacak ve 30.590,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 440.590,00 TL'nin 19.08.2022 tarihinde adı geçen sigorta şirketinden tahsil edildiğini, davacıların zararlarının karşılamaması üzerine davalı İhtiyari Mali Sorumluluk sigortacına karşı dava açmak zorunda kaldıklarını, müteveffa ...'nın kaza tarihinde... Bilgisayar bölümü öğrencisi olduğunu ve hayatta olsa idi, 17.06.2022 tarihinde mezun olacağını, mezun olduktan sonra okuduğu bölüm ve iş imkânları dikkate alındığında müteveffanın asgari ücretin çok üzerinde gelir elde edeceğinin açık olduğunu, Bilişim Teknolojileri ve Web Programcılığı bölümünden mezun olanların, sınavsız geçiş ile Bilgi Yönetimi, Bilgisayar Teknolojisi ve Programla, Masaüstü Programcılık bölümlerine geçiş yapabildiklerini, başarı ile mezun olanların ise, 4 yıllık Bilgisayar Mühendisliği, Bilgisayar Öğretmenliği, Bilişim Sistemleri Mühendisliği, Biyomedikal Mühendisliği, Elektrik Elektronik Mühendisliği, Adli Bilişim Mühendisliği ve Yazılım Mühendisliği alanında çalışabildiklerini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacı anne ... için 50,00 TL, davacı baba... için 50,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 17.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı anne ... için talebini 147.170,56 TL, davacı baba... için 102.829,44 TL olarak artırmış ve temerrüt tarihi olan 05.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalı sigorta şirketinin yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacılar tarafından davadan önce davalı sigorta şirketine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97.maddesi gereğince usûlüne uygun olarak başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçe limitinin aşılması hâlinde söz konusu olacağını, bahse konu limit aşılmadığından davalı sigorta şirketine müracaat edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların desteğinin kaza anında kaskının bulunmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin temerrüdünün söz konusu olmadığından temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; tarafların kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesine tevdi edildiği, düzenlenen 12.04.2023 tarihli raporda, 2 ihtimalli olarak tarafların kusur oranlarının belirlendiği, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu motosikletin arka ışık donanımının yanar vaziyette olması durumunda, sigortalı araç sürücüsü...'nün gece vakti meskun mahal dışı aydınlatması olmayan bölünmüş yolda sevk ve idaresindeki otomobili ile seyrederken geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermesi, ön ilerisinde seyreden araçlarla arasında güvenli takip mesafesi bırakması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek aksine hareketle ön ilerisinde seyreden diğer sürücü sevk ve idaresindeki motosiklete tehlikeli biçimde yaklaşıp arkadan çarpması neticesinde dahil olduğu olayda %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığının, motosikletin arka ışık donanımının yanar vaziyette olmaması durumunda ise, sigortalı araç sürücüsü...'nün %30, motosiklet sürücüsü ...'ın ise %70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, İTÜ Öğretim üyelerinden alınan 06.12.2023 tarihli 3 kişilik bilirkişi heyet raporunda, sigortalı araç sürücüsü...'nün %50, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsü ...'ın da %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve bahse konu raporun hükme esas alındığı, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, 17.08.2022 ibraname tarihi itibariyle davacı anne ...'nın 206.537,97 TL baba...'nın 144.177,15 TL olmak üzere toplam 350.715,12 talep edilebileceği, ... plakalı araç ZMMS sigortacısı... tarafından 410.000,00 TL ödendiği, ibraname tarihi itibariyle davacıların tüm haklarını sigorta şirketinden aldığı, bakiye alacağının kalmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; zorunlu mali sorumluluk sigortacısı... Anonim Şirketine karşı Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/776E.sayılı dosyası ile açılan davada alınan kusur raporu nazara alınmadan ve bahse konu dosyaya sunulan 17.08.2022 tarihli ibranamenin sulh sözleşmesi olduğu dikkate alınmadan mahkemece karar verildiğini, mahkemece kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sulh tarihi olan 17.08.2022 tarihi verilerine göre asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplamada 701.430,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının, sulh döneminde mahkemece alınan 09.06.2022 tarihli kusur raporuna göre %75 kusur durumu dikkate alındığında davacıların toplam 526.072,68 TL destekten yoksun kalma zararından ZMMS poliçe limiti olan 430.000,00TL mahsup edildiğinde dahi bakiye 96.072,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaldığını ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...Şirketi adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın, ... sevk ve idaresindeki motosiklete arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların oğlu ...'nın vefat ettiğini, sigortalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı... Anonim Şirketine karşı Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/776E.sayılı dosyası ile açtıkları maddi tazminat davasında, 17.08.2022 tarihinde imzalanan ibraname ile 410.000,00 TL asıl alacak ve 30.590,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 440.590,00 TL'nin 19.08.2022 tarihinde adı geçen sigorta şirketinden tahsil edildiğini, davacıların zararlarının karşılamaması üzerine davalı İhtiyari Mali Sorumluluk sigortacına karşı dava açmak zorunda kaldıklarını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece, tarafların kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesine tevdi edildiği, düzenlenen 12.04.2023 tarihli raporda, 2 ihtimalli olarak tarafların kusur oranlarının belirlendiği, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu motosikletin arka ışık donanımının yanar vaziyette olması durumunda, sigortalı araç sürücüsü...'nün gece vakti meskun mahal dışı aydınlatması olmayan bölünmüş yolda sevk ve idaresindeki otomobili ile seyrederken geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermesi, ön ilerisinde seyreden araçlarla arasında güvenli takip mesafesi bırakması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek aksine hareketle ön ilerisinde seyreden diğer sürücü sevk ve idaresindeki motosiklete tehlikeli biçimde yaklaşıp arkadan çarpması neticesinde dahil olduğu olayda %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığının, motosikletin arka ışık donanımının yanar vaziyette olmaması durumunda ise, sigortalı araç sürücüsü...'nün %30, motosiklet sürücüsü ...'ın ise %70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, İTÜ Öğretim üyelerinden alınan 06.12.2023 tarihli 3 kişilik bilirkişi heyet raporunda, sigortalı araç sürücüsü...'nün %50, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsü ...'ın da %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve bahse konu raporun hükme esas alındığı, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, 17.08.2022 ibraname tarihi itibariyle davacı anne ...'nın 206.537,97 TL baba ...'nın 144.177,15 TL olmak üzere toplam 350.715,12 talep edilebileceği, ... plakalı araç ZMMS sigortacısı... tarafından 410.000,00 TL ödendiği, ibraname tarihi itibariyle davacıların tüm haklarını sigorta şirketinden aldığı, bakiye alacağının kalmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısmı ile yine aynı istikamette ve aynı şeritte seyir hâlinde olan ... veya ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete arkadan çarptığı kazanın meydana gelmesinde sürücü...'nün Karayolları Trafik Kanununun belirtilen sürücülere ait kusurlardan, önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek kuralını düzenleyen 56/1-c maddesini ihlâl ettiği, sürücüsü bilinmeyen motosiklet sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, Mahkemece kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 12.04.2023 tarihli raporda, 2 ihtimalli bir raporun düzenlendiği ve müteveffanın yolcu olarak bulunduğu motosikletin arka ışıkları yanar vaziyette ise, dava dışı sigortalı araç sürücüsü...'nün %100 oranında, motosikletin arka ışıklarının yanmaması hâlinde ise, sigortalı araç sürücüsü...'nün %30, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsü ...'ın %70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, İTÜ Öğretim üyeleri tarafından düzenlenen 06.12.2023 tarihli raporda, motosiklet sürücüsü ...'ın 0.73 promil alkollü olduğu, sigortalı araç sürücüsü...'nün de 2.01 promil alkollü olduğu, ön ışık donanımı yanan motosikletin arka ışık donanımının yanmadığı esas alınarak yapılan kusur tespitine göre, sigortalı araç sürücüsü...'nün %50, motosiklet sürücüsü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Nazilli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/3E.sayılı dosyasında alınan trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, ...'nün Jandarmadaki ifadesinde, motorun ışıklarının ve reflektörünün bulunmadığını belirttiği, tanık...'nün de aynı şekilde beyanda bulunduğu, motosikletin kazadan önce yakıt almak için girdiği Petrol Ofisinde pompacı olarak görev yapan...'nin de beyanında, motosikletin sadece park lambasının yandığını, stop lambalarının yanmadığının belirtildiği, Petrol Ofisinin kamera görüntülerinin incelenmesinde, motosikletin arka park stop lambasının yanar vaziyette olduğunu gösteren bir ışık parlaması ya da ışık hüzmesinin tespit edilemediğinin belirtildiği nazara alındığında kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü...'nün arkadan çarpması nedeniyle asli, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsü ...'ın ışık donanımı bulunmayan araçla trafiğe çıkması nedeniyle tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Nazilli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/3E.sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde, 20.03.2023 tarihli, 2023/71K.sayılı karar ile, şüpheden sanığın yararlanacağı ve motorun arka ışık donanımının kaza anında çalışmadığı kabul edilerek müteveffanın yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsü ...'ın asli, sanık sigortalı araç sürücüsü...'nün ise tali kusurlu olduğu kabul edilerek 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM 14.CD'nin 18.10.2023 tarihli, 2023/1821E.-2023/1876K.sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşıldığından, mahkemece İTÜ Öğretim üyelerinden alınan 06.12.2023 tarihli 3 kişilik bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, sigortalı araç sürücüsü...'nün %50, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsü ...'ın da %50 oranında kusurlu olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin kusur tespitine ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Davacılar tarafından sigortalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı... Anonim Şirketine karşı Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/776E.sayılı dosyası ile açılan maddi tazminat davasında, 17.08.2022 tarihinde imzalanan ibraname ile 410.000,00 TL asıl alacak ve 30.590,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 440.590,00 TL'nin 19.08.2022 tarihinde adı geçen sigorta şirketinden tahsil edildiği, alınan aktüer raporunda, 17.08.2022 ibraname tarihi verilerine göre yapılan hesaplamaya göre davacı ... lehine 413.075,95 TL, ... lehine 288.354,30 TL olmak üzere toplam 701.430,25 TL tazminat hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçe limitinin 430.000,00 TL olduğu, ... plakalı araç ZMMS sigortacısı... tarafından 410.000,00 TL ödendiği, ibraname tarihi itibariyle davacıların tüm haklarını sigorta şirketinden aldığı, bakiye alacağının kalmadığının anlaşıldığı, davacılar vekilinin dava dilekçesinde kusura dayandığı istinaf dilekçesinde de kusuru oranında zararın karşılanmadığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuş olmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacılar vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 15.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.