Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4825 E. 2026/314 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4825
- Karar No
- 2026/314
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/861 Esas, 2024/2277 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/436 Esas, 2021/904 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 09.11.2016 tarihinde satın alarak maliki olduğu .................. ilçesi, Kaldırım Mahallesi 262 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 125.250,00 m² iken resen yapılan düzeltim işlemi ile 20.000,00 m²ye düşürüldüğünü, davacının taşınmazı tapu kaydına güvenerek edindiğini ileri sürerek eksilen yüzölçümü nedeniyle uğranılan zararın davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 262 parsel sayılı taşınmazın 27.06.1971 tarihli kadastro tespit tutanağına istinaden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden dava dışı........... adına tespit gördüğü, tutanağa askı ilan süresi içinde itiraz edildiği, tapulama komisyonunca yapılan inceleme sonucunda, zilyetlikten senetsiz olarak her bir parçası 20 dönümü geçmeyecek şekilde bir tapulama bölgesinde 50 dönümden fazla taşınmaz tespit edilemeyeceğinden, 262 parselin de 20 dönümden fazla olan kısmı ifraz edilerek 591 parsel numarası ile Hazine adına tespitinin ve fen klasöründe gerekli belirtmenin yapıldığı, komisyon kararının 15.12.1973 tarihinde kesinleştiği, ilgili tapu müdürlüğü tarafından 30.04.1976 tarihli ve 4520 yevmiye numaralı işlemle ifraz sonucu oluşan 591 parsel sayılı taşınmazın 105.250,00 m² olarak Hazine adına tescil edildiği, ancak kök 262 parselin yüzölçümünün 20.000,00 m² yazılması gerekirken sehven eski yüzölçüm miktarı olan 125.250,00 m² olarak tapuya tescil edildiği ve bu şekilde tapu maliki ............. tarafından davacının murisi ...........'a 1982 yılında satıldığı, bu tarihten itibaren ...............'ın taşınmazı fiili durumdaki gibi kullandığı, taşınmazın bir kısmını oğlu davacıya 2008 yılında sattığı, dosyaya yansıyan tanık anlatımları ve alınan fen bilirkişisi raporunda zemindeki fiili duruma göre krokide belirtildiği üzere ifraz sonucu oluşan 2 62... parselin zeminde farklı kullanım alanlarının olduğu, sınırın taşlarla çevrildiği, 591 parselin 8 aile arasında paylaştırılarak eşit olarak kullanıldığı, davacının ve eski malik babasının 262 parseli satın aldıkları günden bu yana fiili olarak zemindeki duruma göre kullandıkları, fiili kullanılan kısmın yüzölçümü ile düzeltme işlemi sonrası oluşan yüzölçüm miktarının aynı olduğu, dolayısıyla taşınmazda fiili olarak bir azalmanın olmadığı, davacının düzeltme öncesi ve sonrası kullandığı alanda herhangi bir fiili bir azalmanın söz konusu olmadığı, keza davacının yazım hatasından kaynaklı 105.250,00 m²lik farkı bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilerek davacının uğradığı zararının tazmini gerektiğini, hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak verilen davanın reddi kararı ile davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan 26.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın değerinin 1.083.249,39 TL olarak belirlendiğini, dava değeri üzerinden davalı ... lehine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu kök 262 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 591 parsel sayılı taşınmazın öteden beri köy halkı arasında yapılan rızai paylaşıma göre kullanıldığı, davacının babasının da 591 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 13.000,00 m²lik kısmını kullanımı karşısında Hazineye 2009 yılından itibaren ecrimisil ödediği, 2016 yılında ise dava konusu 262 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini kendi beyanına göre bedelsiz olarak davacıya devrettiği, davacının tapudaki kayda rağmen gerçek durumu bilerek satın aldığı, bu durumda davacının iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceği, öte taraftan, karar tarihinde yürürlükte bulunanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, tazminat istemiyle açılan eldeki davanın tümden reddi durumunda davalı ... lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.