Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4387 E. 2025/13223 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız Elatılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4387
Karar No
2025/13223
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız Elatılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/361 Esas, 2024/498 Karar ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALI: ... Üniversitesi vekili Avukat ... KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., 251 parsel sayılı taşınmazda davacının hissedar olduğunu, taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; 333.000,00 TL tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.05.2014 tarihli ve 2013/259 Esas, 2014/256 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; her ne kadar, 6487 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 7 nci maddesi ile 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'un mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca mahkemelerce idare adına tescil kararı verilen kamulaştırmalarda tebligatlar ve diğer kamulaştırma işlemleri tamamlanmış sayılır hükmü yer almakta ise de 17 nci maddeye göre tescil kararına usul ve kanuna uygun şekilde kesinleştirilmediğinde bu karar yok hükmünde olup kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden ve bu itibarla taşınmazın davalı idarece yapılan kamulaştırma işlemleri tamamlanmadığından taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığının kabulü ile gerekli inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle ret kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 20.09.2016 tarihli ve 2015/367 Esas, 2016/382 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazla aynı proje kapsamında kamulaştırılan ve ... Üniversitesi kampüsünde öğrenci yurtlarının bulunduğu yerde olan 83 parsel sayılı taşınmaza Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/9 Esas, 2015/316 Karar sayılı kararında 2010 yılı değerlendirme tarihi itibarıyla 1130 TL/m², yine aynı mahallede ve aynı proje kapsamında kamulaştırılan aynı bölgedeki 4808 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/367 esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada, Ağustos 2012 tarihi itibarıyla 1290 TL/m² birim fiyatı, yine aynı proje kapsamında kamulaştırılan aynı bölgedeki 260 80... parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/204 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararında Mayıs 2012 değerlendirme tarihi itibarıyla 2.435 TL/m² birim fiyatı belirlenmiş ve bu bedeller dairemiz denetiminden de geçerek onandığından ve anılan dosyalarda belirlenen metrekare birim fiyatlarının güçlü delil olduğu göz önünde tutularak dava konusu taşınmaza aynı konumda olup yakın zaman önce daha fazla metrekare birim bedeli belirlendiğinden bu bedellerden ayrılma konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 14.10.2022 tarihli ve 2019/125 Esas, 2022/441 Karar sayılı kararıyla asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazdaki davacı payının Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.02.1974 tarihli ve 1973/177 Esas, 1974/125 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca davalı idare adına tesciline karar verildiği ve tapuda hükmün infaz edilmiş olduğu, 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı ve 7 nci maddeleri ile 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun’un 20 nci ve 22 nci maddeleriyle 2942 sayılı Kanun’a eklenen; Ek 3 üncü maddesi ile “Mülga 31.08.1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlâk Kanunu’nun 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile bu Kanun'un mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılacak her türlü davada değer; taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan bedel hak sahibine ödenir. (Ek cümle:9/6/2021- 7327/20 md.) Bu hüküm, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş olan taşınmazlar hakkında da uygulanır.”Geçici 15 nci maddesi ile “Mülga 6830 sayılı Kanun’un 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile bu Kanunun mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılmış ve devam eden davalar, ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır.”Geçici 17 nci maddesi ile “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunun ek 3 üncü maddesine eklenen cümle, bu cümleyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesindekiler dâhil görülmekte olan davalarda da uygulanır.” hükümleri gereğince temyiz olunan Mahkeme kararının sair hususlar incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden kısmen ret kararının doğru olmadığını, karşı vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, metrekare birim bedelinin bilirkişi tarafından değerlendirme yapılan 2022 yılına göre belirlenmesi gerektiğini, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; son bozma sonrası alınan ek raporun hükme esas alınmadığını, bozma ilamına uyulmadığını, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını, zamanaşımının dikkate alınması gerektiğini, uzlaşma talebinde bulunulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “...dava tarihi itibarıyla...” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “...ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak..." ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu durumda; eldeki davanın 03.05.2013 tarihinde açıldığı gözetildiğinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır" genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alınarak, el atma tarihindeki niteliği gözetilerek dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılarak tazminat bedelinin belirlenmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden, temyiz içeriği de gözetilerek davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarnın kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin (e) harfli alt bendinin tamamen çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4387, K. 2025/13223, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4387-e-2025-13223-k-bafec2cb1ab0