Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4312 E. 2025/5114 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4312
- Karar No
- 2025/5114
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1075 Esas, 2025/26 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/108 Esas, 2022/186 Karar Taraflar arasındaki davalı site yönetiminin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 25 inci maddesi uyarınca davacı aleyhine dava açma hakkının olmadığının ve bağımsız bölümün devri için aranan çekilmezlik koşulunun oluşmadığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1403 ada 1 ve 1404 ada 1 parseller üzerinde kurulu ... Sitesinde 15 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, müvekkilinin site yöneticisinden 22.11.2019 tarihinde olağanüstü toplantı çağrısı alındığını, çağrı kağıdında tek gündem maddesinin 634 sayılı Kanun'un 25 ve diğer maddelerinde yer alan hükümler kapsamında müvekkilinin site içinde yarattığı huzursuzluklar, komşulara verdiği zararlar ve yargıya intikal etmiş olan ve şu an yargılaması devam eden diğer dosyalar nedeniyle kanunun emrettiği hususlar ile ilgili yasal işlemleri yapmak, vekil tutmak ve dava açmak üzere yetki verilmesinin onaylanması olduğunu, bu oylamanın yapılması halinde müvekkilinin mülkiyet hakkının tehlikeye gireceğini belirterek; davalı tarafın, müvekkili aleyhine 634 sayılı Kanun'un 25 inci maddesine dayanarak dava açma hakkının olmadığının ve 634 sayılı Kanun'un 25 inci maddesindeki çekilmezlik koşullarının yokluğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin tespite ilişkin olduğu, iş bu davanın açıldığı tarihte davacının güncel korunmaya yarar bir hakkının bulunmadığı, bu davanın 2019 yılında açıldığı, bu tarihten sonra davalının site yöneticisi olarak davacı tarafa karşı açtığı bir davasının bulunmaması sebebiyle davanın açıldığı tarih itibarıyla davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın açıldığı tarihte ve halen davacı müvekkilinin bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, dava dışı kat maliklerinin 634 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi anlamında mülkiyetin devri talebiyle açmış oldukları davanın, Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/302 Esas sayılı dosyası ile halen derdest olduğunu, yöneticinin, 634 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde görev ve yetkilerinin belirtildiğini, davalı yöneticinin aynı Kanun'un 25 inci maddesi uyarınca gündem oluşturup kendisine yetki verilmesini talep ederek görevini kötüye kullandığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesine göre tespit davası ile mahkemeden bir hukuki ilişkinin veya hakkın varlığı ya da yokluğunun talep edilebildiğini, müvekkilin ikamet ettiği sitede yarattığı hiçbir huzursuzluk bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın 04.12.2019 tarihinde açıldığı sırada, davalı yönetim tarafından davacı aleyhine dava konusu iddia ile ilgili herhangi bir dava açılmadığının, konunun henüz kat malikleri olağanüstü toplantısında görüşülmediğinin ve eldeki davanın açılmasından sonra 05.05.2020 tarihinde Söke Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/429 Esas sayılı dosyası ile dava dışı kat malikleri tarafından, davacı aleyhine 634 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi uyarınca davacının bağımsız bölümünün devri talebi ile dava açıldığının anlaşıldığı, 634 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin koşullarının somut olayda oluşup oluşmadığı hususlarının, eda nitelikli olarak açılan anılan dosyada değerlendirilmesinin gerektiği, bu nedenle davacının eldeki dosyada, dava tarihi itibarıyla ve sonrasında devam eden güncel hukuki bir yararının bulunmadığının anlaşıldığından mahkemece davacının tespit istemli eldeki davada hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle,; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.