Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4108 E. 2026/285 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4108
Karar No
2026/285
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/744 Esas, 2024/3190 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/222 Esas, 2023/267 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.01.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacılar vekili ... ... ve davalı Hazine vekili ... ... gelmişlerdir.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan ... sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... (Eski ...) ilçesi, 709 parsel sayılı 453.250 m² yüzölçümlü taşınmazın 27.01.1978 tarihinde kadastro tespiti sırasında müvekkillerinin murisi ... ... adına 1/6 hisse ile kayıt ve tescil edildiğini, daha sonra ... Kadastro Mahkemesinin 2005/3 Esas, 2007/25 Karar sayılı kararı ile 434.876,56 m²lik kısmınının ... niteliği ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilerek, iptal edildiğini, bu kararın 16.12.2008 tarihinde kesinleştiğini, tapu kaydı iptal edilen 434.876,56 m²de 1/6 hisse sahibi olan müvekkillerinin murisi ... ... hissesine düşen 72.479,42 m²lik kısım için müvekkillerinin zararı oluştuğunu belirterek tapunun iptali nedeniyle uğranılan zararın 16.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat bedelinin yüksek olması ve davalının Hazine olması nedeniyle hukuki kılıf uydurularak davanın zamanaşımı süresinde açılmamış olması nedeniyle reddedildiğini, İlk Derece Mahkemesi kendi kararında dahi net bir kesinleşme tarihi belirtemediğini, bozma kapsamı dışında kalan hususların ancak usulü kazanılmış hak teşkil edeceğini, kesin hüküm oluştumayacağını, hükmün bir bütün olduğunu, bozma kararı ile hüküm ortadan kalktığından bozma sonrası yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiğini, aksi takdirde hükmün infazının mümkün olmayacağını, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince de bozma kararında bozma kapsamı gözetilerek dava konusu edilen kısmın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirttiğini, davanın konusu açısından mahkeme kararı 16.12.2008 tarihi itibarıyla kesin hüküm teşkil ettiğinden, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içeresinde açılmış olduğunu, müvekilleri murisi adına 453 dönüm olarak tescil edildiğini, bu nedenle bu dönüm üzerinden yapılan hesaplamanın doğru olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin tüm yasal şartları bünyesinde barındıran davanın Anayasa'nın 10 uncu maddesinde düzenlenen kanun önünde eşitlik ilkesini ve yine Anayasa'nın 36 ncı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkını ihlal ederek reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hazine ve ... idaresi tarafından dava konusu 709 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak açılan davada ... Kadastro Mahkemesince ilk olarak 25.11.1998 tarihli ve 1995/4 Esas, 1998/21 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne, 709 parsel sayılı taşınmazın 1744 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince ... olarak Hazine adına tesciline karar verildiği, söz konusu kararın davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.06.2001 tarihli ve 2001/4268 Esas, 2001/4671 Karar sayılı kararı ile tahdit uygulaması, tapu uygulaması ve tapu kayıt miktarı olan 20 dönümlük kesimde ... niteliğinin kaybı konularının yöntemince araştırılması gereğine değinilerek bozulduğu, 20 dönümlük kesim dışında kalan kısım bozma kapsamı dışında bırakıldığı, Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra 05.11.2003 tarihli ve 2002/3 Esas, 2003/8 Karar sayılı kararla tapu kaydının taşınmaza ait olmadığı ve önceki hükmü Hazine temyiz etmediğinden 20 dönüm dışında kalan kesimin Hazine adına tescili yönündeki hükmün kesinleştiği, bu nedenle bu bölüm hakkında karar ittihazına yer olmadığına, kesinleşmeyen 20 dönüm alanın Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın yine davacı ... vekilince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.03.2004 tarihli ve 2004/2028 Esas, 2004/1822 Karar sayılı kararı ile hükmün "709 parsel sayılı 453.2250 m² taşınmazın tamamının ... niteliği ile Hazine adına tesciline" şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ise de davacı vekilince karar düzeltme talebi üzerine Dairenin 10.06.2005 tarihli ve 2005/4992 Esas, 2005/7609 Karar sayılı kararı ile karar düzeltme istemi kabul edilerek Dairenin sözü edilen kararında "1744 sayılı Kanun'un 2. madde uygulamasına ilan süresi içinde ... Yönetiminin Hazineyi hasım göstererek İstanbul İdare Mahkemesinde açtığı davanın reddedilerek kesinleştiği, bu durumda 709 parselin 20 dönümlük kesimi hakkında ... dışına çıkarılma şartlarının gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, ayrıca 709 parselin komşuları olan 673, 6 86... parsellere ait kayıtlar birlikte uygulandığında K.Sani 13 30... nolu tapunun taşınmaza uyduğu, bu durumda fen ehli aracılığıyla yeniden keşif yapılarak 709 parselin doğusundaki dere sabit sınır alınarak 20 dönümlük tapu miktarının belirlenmesi ve bu bölüm tapu malikleri adına ... sınırı dışına çıkarılacağından ... Yönetimi ve Hazinenin davasının reddi gerekeceği, geriye kalan kesimin daha önce verilip kesinleşen kararlar gereği ... niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulduğu, Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 709 parselin 08.06.2006 tarihli bilirkişi raporunda (B) işaretli 434876.56 m²lik bölümünün daha önce kesinleşen karar dikkate alınarak ... niteliği ile Hazine adına tesciline, (A) işaretli 18.373,44 m²lik bölümünün tapu maliki ... ... ve ... mirasçıları olan davalılar adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verildiği, taraf vekillerinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.05.2008 tarihli ve 2008/2859 Esas, 2008/7907 Karar sayılı kararı ile A harfi ile gösterilen kısma yönelik kararın düzeltilerek hükmün onanmasına ve karar düzeltme talebinin reddi üzerine söz konusu kararın 16.12.2008 tarihinde kesinleştiği, ... Kadastro Mahkemesince ilk olarak 25.11.1998 tarihli ve 1995/4 Esas, 1998/21 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın Hazine adına ... olarak tescilne karar verilmiş olup Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.06.2001 tarihli 2001/4268 Esas, 2001/4671 Karar sayılı kararı ile sadece 20 dönümlük kısım yönünden araştırma yapılması gereği ile karar bozulduğundan 20 dönümlük kesim dışında kalan kısım bozma kapsamı dışında bulunduğundan bu kısma yönelik hükmün 04.06.2001 tarihinde kesinleştiğinin kabulü ile ... olarak tescil edilen B ile işaretli 434.876,56 m²lik kesim yönünden hükmün kesinleştiği 04.06.2001 tarihinden itibaren davanın açıldığı 14.12.2018 tarihine kadar on yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğu ve davalı Hazine vekili tarafından süresinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu anlaşıldığından mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ve tapu kaydının hududu gayrı sabit ve yüzölçümü 20 dönüm iken 453.250 m² olarak davacıların murisi ile müşterekleri adına tespit ve tescilin yolsuz olduğundan davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya kapsamından dava konusu ... (eski ...) ilçesi 709 parsel sayılı 453.250 m² yüzölçümlü taşınmazın 1968 yılında yapılan arazi kadastro çalışması sırasında Şubat 1294 tarihli ve 886 sıra No.lu tapu kaydı ile Kanunisani 1330 tarihli ve ... nolu tapu kayıtlarına dayalı olarak 1/6 hisse itibarıyla davacıların murisi ... (...) ... ile müşterekleri adına tespit ve tescil edildiği, davacı Hazine tarafından taşınmaza uygulanan tapu kaydının dava konusu taşınmazla ilgisi olmadığı ve davalıların zilyetliklerinin bulunmadığı gerekçesiyle 1973 yılında taşınmazın Hazine adına tescil istemi ile dava açıldığı, davacı ... idaresi vekili tarafından da taşınmazın 1942 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan ... kadastro çalışmaları ile tahdit içinde kaldığı ileri sürülerek ... vasfı ile Hazine adına tescil istemiyle dava açıldığı, birleştirilen ve Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde devam eden yargılamanın ... ilçe teşkilatının kurulması nedeniyle ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine aktarıldığı, taşınmazın bulunduğu yörede 1744 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca aplikasyon ve 2 nci madde uygulaması ile ... kadastrosuna itiraza dönüşen davanın bilahare ... Kadastro Mahkemesine aktarıldığı, ... Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sürecinde taşınmazın Hazine adına tesciline ilişkin verilen kararların Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince kısmen bozulduğu, son olarak Mahkemenin 07.11.2007 tarihli ve 2005/3 Esas, 2007/5 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile dava konusu ..., ... 709 parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan ve bilirkişi krokisinde B harfi ile gösterilen 434.876,56 m² yüzölçümündeki taşınmazın kesinleşen karar dikkate alınarak ... niteliği ile Hazine adına kayıt ve tesciline, aynı raporda A harfi ile gösterilen 18.373,44 m² yüzölçümündeki taşınmazın 709 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile tespit gibi dayanak tapu kayıt malikleri mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verildiği, verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk dairesinin 28.05.2008 tarihli ve 2008/2859 Esas, 2008/7907 Karar sayılı ilamı ile A harfi ile gösterilen kısma yönelik kararın düzeltilerek hükmün onanmasına karar verildiği, kararın 16.12.2008 tarihinde kesinleştiği, davacılar tarafından 14.12.2018 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

3.Davacıların tapusunun esas olarak ... gerekçesiyle değil, tapu miktar fazlasında hakları bulunmadığından bahisle iptal edildiği, şöyle ki dava konusu taşınmazın 1967 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında davacıların dayandığı 1330 tarihli ve 54 sayılı tapu kaydına dayalı olarak kök murisleri adına tescil edildiği; tapu kaydının hududu gayrı sabit ve yüzölçümü 20 dönüm olmasına karşılık 453.250,00 m² olarak davacıların murisleri ile müşterekleri adına tespit ve tescil edildiği, Hazine ve ... idaresi tarafından 10 yıllık yasal süre içerisinde açılan dava sonucunda dayanak tapu miktarı uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş olmasına göre ... olarak tescil edilen kesimde davacıların en baştan beri mülkiyetten kaynaklı herhangi bir haklarının bulunmadığı, davacıların gerçekte mülkiyetini edinemedikleri bu alanla ilgili olarak zararlarının bulunmadığından tazminat talep etmeleri de mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın bu gerekçe ile esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aleyhine temyiz olunan davalı Hazine yararına 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına, Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan 732,00 TL temyiz harcı ile 3.608,50 TL temyize başvurma harcının davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4108, K. 2026/285, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4108-e-2026-285-k-8bf469eb1803