Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/445 E. 2026/2608 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/445
Karar No
2026/2608
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2727 E., 2025/2318 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/193 E., 2023/338 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.02.2010 tarihinden iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, 06.06.2022 tarihine kadar çalıştığını, aylık ücretinin bordrodaki gibi brüt 8.326,00 TL olduğunu, bu ücrete ek olarak işyerinde yol ve yemek verildiğini ayrıca 200,00-400,00 TL arasında prim dağıtıldığını, davacının çalıştığı süre boyunca kanunen hak kazandığı fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin 06.06.2022 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının 20.06.2022 tarihine kadar depo sorumlusu olarak çalıştığını, davacının ücretinin bordrolardaki gibi olduğunu, tüm ücretlerin her ay düzenli olarak hesabına yatırıldığını, davacının hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin bordroları imzaladığını, davacının iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle sona erdirdiğini, kısa çalışma süresi boyunca ... Kurumuna (SGK) bildirilen süreler dışında çalışma yapılmadığını, davacının davalı uhdesinde kalan fazla çalışma alacağı bulunmadığını, davacının haftalık 45 saat çalıştığını, davacının hafta tatili, yıllık ücretli izin ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talepler miktar itibarıyla kısmen hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 11.02.2010 tarihinden 06.06.2022 tarihine kadar 12... ay 23 gün çalıştığı, Covid 19 salgını döneminde de çalışmanın devam ettiği tüm tanıklarca beyan edilmiş olmakla kısa çalışma döneminin hizmet süresinden sayılmasında isabetsizlik olmadığı, işyerinde prim ödemesi olduğunun tanıklarca beyan edilmiş olması ve 2022 Ocak dönemi öncesi bordrolarda prim tahakkuku yapılmış olması nedeniyle giydirilmiş brüt ücret belirlenirken primin dikkate alınmasının doğru olduğu, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil alacağı yönünden davacının çalışma gün ve saatlerini gösterir bir kısım puantaj kaydı sunulduğu, kayıt olan dönem yönünden kayıtların esas alındığı, kayıt olmayan dönem yönünden davacı ile birlikte çalışan tanık anlatımlarından sonuca gidilmesinde isabetsizlik olmadığı, fazla çalışma alacağında işverenden sadır ve davalı itirazına konu olmayan fazla çalışma süresinin belirtildiği e-posta içeriklerine göre taleple bağlı yapılan hesabın yerinde olduğu, yine tanık anlatımları ile ispatlanan yılda 6 ulusal ... ve genel tatil çalışması ile ayda bir hafta tatili çalışmasından kaynaklı alacakların hesabının yerinde olduğu, davalı tarafça bu çalışmaların karşılığının ödendiğinin ise ispatlanamadığı, yapılan hesaplama ve değerlendirmelere göre davacının fesih ihtarında belirttiği sebeplerden bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediği anlaşılmakla, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden kıdem tazminatı talebinin yerinde olduğu, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil alacağının belirsiz alacak davasına konu edilmesinde hukuka aykırılık olmadığı, feshe bağlı alacaklar yönünden fesih, dava ve ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayan alacağın bulunmadığı, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen diğer alacaklar yönünden de dava zamanaşımının gözetildiğinin anlaşıldığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Covid 19 salgını döneminde davacı dâhil tüm işçilerin kısa çalışma ödeneğinden yararlandığı, SGK bildirimlerinin bu doğrultuda ve mevzuata uygun yapıldığı, bu döneme ait hizmetlerin dışlanması gerektiği açıkken aksi yönde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, 2. Davacının iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshettiğini, kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, 3. Primin ücret niteliğinde kabul edilmesinin hatalı olduğunu, 4. Davacının müvekkili Şirket nezdinde fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/445, K. 2026/2608, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-445-e-2026-2608-k-c63fd3e0cbc3