Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/752 E. 2026/3218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/752
- Karar No
- 2026/3218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/519 E., 2025/2605 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1327 E., 2024/560 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 21.10.2013-27.08.2021 tarihleri arasında koordinatör olarak çalıştığını, fazla çalışma yapıp hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, prim, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette 17.01.2014 tarihinde ofis elemanı olarak işe başladığını, davacının iş sözleşmesini haksız ve tek taraflı olarak kendisinin feshettiğini, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, tüm taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının en son aylık net 4.841,00 TL ücret karşılığında çalıştığı, ücretlerin bir kısmının bankadan bir kısmının ise elden ödendiğinin davacı tanık beyanları ile ispatlandığı, dava dilekçesinde iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenlere dayanılarak feshedildiği iddia edildiği, tüm dosya kapsamından bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplamada davacı işçinin ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğu tespit edilmiş olup buna göre davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, davacı tanıklarının birbiri ile uyumlu ve tutarlı beyanlarından davacının işyerinde haftanın altı günü çalıştığı, haftalık 45 saati aşan çalışmasının bulunduğu, hafta tatillerinde çalışmadığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin ise yarısında çalışmaya devam ettiğinin anlaşıldığı, bu çalışmaların karşılığının ödendiğinin işverence ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacının 08.11.2013-27.08.2021 tarihleri arasında olmak üzere davalı işyerinde 7 yıl, 9 ay, 23 günlük çalışmasının bulunduğu, dosya kapsamındaki tanık beyanları ile davacı tarafından sunulan makbuzlar birlikte değerlendirildiğinde işyerinde prim uygulaması bulunduğunun sabit olduğu, bu nedenle bilirkişi raporunda prim ödemesinin giydirilmiş ücret hesabına dâhil edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, prim alacağı talebinin reddedilme nedeninin işyerinde prim uygulamasının mevcut olmaması değil davacının prim alacak talebini somutlaştırmaması olduğu, dolayısıyla prim alacağı talebinin reddedilmesi ile giydirilmiş ücret hesabında primin dikkate alınması arasında çelişki bulunmadığı, bu itibarla giydirilmiş ücret hesabında primin esas alınmasının hukuka uygun olduğu, diğer yandan davacının haftalık ortalama 17 saat fazla çalışma yaptığı ve resmî ile dinî bayramların yarısında çalıştığı yönündeki bilirkişi tespitlerinin davacı tanık beyanları ile örtüştüğü, davacının beyanı ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek 108 günlük yıllık ücretli izin hesabının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkemece prim ve ücret alacağı talebi reddedilmesine rağmen prim dâhil edilerek ücret tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, 2. Davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel ücreti alacaklarının bulunmadığını, 3. Davacının yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığını, 4. İş sözleşmesinin davacı tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; giydirilmiş ücret miktarı, iş sözleşmesinin feshi, davacının kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.