Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4000 E. 2026/564 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4000
Karar No
2026/564
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3393 Esas, 2025/42 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adilcevaz Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/157 Esas, 2023/335 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ........ İli, .........İlçesi, ... Mah. 1 09... Parsel sayılı taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereğince davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karan ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığını, davacı tarafından iptal için idari yargıya veya bedel arttırım için adli yargıya başvurulmadığını, takdir edilen bedelin tamamının milli bankalardan birine yatırıldığını ve davalı tarafından rızai ferağ vermediklerini, 4650 sayılı Kanunla değiştirilmeden önce 2942 sayılı Kanun'un aradığı tüm şartların yerine getirildiğini ve mülga 17 inci maddeye göre tescil koşullarının oluştuğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak rızai ferağ vermeyen ve dolayısıyla dava açılmasına sebebiyet veren davalı taraf aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukanda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin bankaya yatırıldığına ilişkin banka dekontunun bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince bankaya yazılan yazı cevabında da 10 yıllık saklama süresi dolduğundan dekontun bankada bulunmadığının bildirildiği, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 27.01.1989 tarihinde kesinleştiği, idare tarafından sunulan evrakların ise bu tarih öncesine ilişkin olduğu, idare tarafından dosyaya sunulan kamulaştırma ile ilgili işlemlerin zilyetliğe göre yapılıp, idare tarafından Adilcevaz Asliye Hukuk Mahkemesi 1989/64 Esas, 1989/116 Karar sayılı dosyasında açılan tescil davasının da reddine karar verildiği , kaldı ki, dava konusu parsele yönelik kamulaştırma bedelinin ilgilisinin müracaatı halinde hiç bir kısıtlamaya tabi olmadan çekilebilecek şekilde yatırıldığının idarece ispat edilemediği, bu haliyle geçerli bir kamulaştırma işleminden bahsedilemeyeceği, davacı tarafça dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığı ispat edilemediğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve Kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanunu’nun mülga 17 nci maddesi uyarınca tescili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmüştür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinici fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4000, K. 2026/564, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4000-e-2026-564-k-a20bb95285b3