Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15337 E. 2026/4663 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15337
- Karar No
- 2026/4663
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2916 E., 2025/1803 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/217 E., 2023/318 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in davalı Kurumdan ... babası ..'den dolayı yetim aylığı aldığını, 2022 yılı Mayıs ayında yetim aylığının kesildiğini, bunun üzerine müvekkilinin Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne başvurduğunu, yetim aylığının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiği gerekçesiyle iptal edildiğini şifahen öğrendiğini, ancak iptal kararı ile bu karara dayanak olarak gösterilen denetim raporunun müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin 07.06.2022 tarihinde davalı Kuruma başvurarak işleme itiraz edildiğini, davalı Kurumun cevap yazısında 29.765,17-TL miktarlı borç bildirim belgesi ile yine 08.06.2022 tarihli, E-..-719-.. sayılı ve borcun sebebi olarak "... İkramiyesi Yersiz Ödeme borcu" açıklamalı 1.150,16-TL miktarlı borç bildirim belgesi tebliğ edildiğini belirterek; boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşandığı gerekçesi ile davalı Kurum tarafından tesis edilen, müvekkilinin yetim aylığının kesilmesine ve müvekkili adına borç tahakkuk edilmesine dair işlemin iptaline, müvekkilinin davalı Kuruma borçlu bulunmadığının tespitine, müvekkilinin davalı Kurumca kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline ve kesilen aylığın yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa ile güvence altına alınan adil yargılanma, hukuki dinlenilme ve savunma haklarının ihlal edildiğini, dava dosyasında davacının eşi ile fiilen birlikte yaşadığı hususunun ispatlanamadığını, raporda yapılan tespitlerin gerçek dışı olduğunu, müşterek çocuklar ve eski eşin 10.03.2020 tarihinde davacının yaşadığı adrese taşındığını ve 18.05.2021 tarihinde boşanmalarıyla birlikte eski eşin müşterek konuttan ayrıldığını, pandemi döneminde taşınmış olmaları sebebiyle komşuluk ilişkilerinin zayıf olduğunu, tanıkların Mahkeme huzunda verdikleri ifadenin samimi olduğunu, delillerin hatalı değerlendirildiğini, davacı hakkında ... ... İsimli bir kişinin şikayeti üzerine işlem başlatıldığını, bu kişinin aslında eski eşle 2017 yılından beri birlikte yaşayan ... isimli kadın olduğunu, ...'ın davalı ...'ya vermiş olduğu 27.06.2024 tarihli dilekçede ... ... ismi ile yapmış olduğu ihbarın asılsız olduğunu tüm ayrıntıları ile itiraf ettiğini, söz konusu dilekçe dosyaya ibraz edilmesine rağmen dilekçe ve içeriğine hakkında herhangi bir karar verilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.