Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3927 E. 2025/16969 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3927
- Karar No
- 2025/16969
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/10 Esas, 2025/75 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/991 Esas, 2024/408 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. Mahallesi 1 64... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, taşınmazın etrafında sanayi alanları bulunduğunu, taşınmazın .. - .. yoluna cepheli olduğunu, objektif unsurun yüksek oranda uygulanması gerektiğini, tüm bu hususlar gözetilerek taşınmazın değerinin hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, taşınmazın etrafında sanayi alanları bulunduğunu, taşınmazın ..-.. yoluna cepheli olduğunu, objektif unsurun yüksek oranda uygulanması gerektiğini, tüm bu hususlar gözetilerek taşınmazın değerinin hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükmedilen kamulaştırma bedelinin idarelerinin kıymet takdir komisyonunca belirlenen bedelden yüksek olması nedeniyle istinaf yoluna başvurduklarını, dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında olup, 2942 sayılı kanu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili idarece yapılan kıymet takdirinin daha objektif ve doğru verilere dayanmakta olup, Mahkemece belirlenen bedelin kıymet takdir raporundaki bedelden yüksek olduğunu, idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, avukatlık vekâlet ücretinin yasal mevzuat gereği avukatın kazandığı bir hak olduğunu, son olarak kararın faiz hükmü yönünden de incelenmesini talep ettiklerini, Mahkemece her ne kadar dava tarihinden karar tarihine kadar "kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine" karar verilmişse de bu hüküm hatalı olup, uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın değerini etkileyen faktörlerden birinin de taşınmazda hangi belediye hizmetlerinden faydalanılabildiği ve taşınmazın ticari, sosyal kültürel imkanlara ne derece sahip olduğunun da önemli olduğunu, taşınmazın çevre köylere oldukça yakın olması itibarıyla ticaretin canlı olduğu alanlar olduğunu, bununla birlikte taşınmazın sulu tarım arazisi olduğunu, ayrıca 12.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda hiç bir emsal karşılaştırmasının yapılmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde arsaların bedelleri tespit edilirken bedel tespit unsurlarının yanı sıra kamulaştırma gününden önceki satışlara göre emsal değerlerinin de esas alınması gerektiğinin hükme bağlandığını, ancak 12.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda çevredeki taşınmazların durumu, imkanları, değerleri gibi konularda hiçbir açıklama yapılmadığını, bu nedenle raporun kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkeme kararında tek bir avukatlık ücretinin davalılar arasında bölünmesi ve bunun yanı sıra ...'un iki vekili olmasına rağmen ayrı avukatlık ücretine hükmedilmemiş olmasının taraflarınca kabul edilemez olduğunu, bu nedenlerden dolayı hukuka ve kanuna aykırı bir şekilde verilmiş olan yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı dışında kaldığı, 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planında "Pasif Yeşil Alan ve Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol)" olarak planlı olduğu, meskun mahalde bulunmadığı görülmekle, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği, kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu kullanılarak bilimsel yolla, dosyaya getirilen resmî veriler esas alınarak net gelirin tespit edilmesinde, taşınmazın niteliğine uygun oranda (%5) kapitalizasyon faizi uygulanmasında, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinden edinilen bilgilerden tespit edilen dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri de dikkate alınarak %10 objektif değer artışı uygulanmasında ve sonuç metrekare birim fiyatının 173,78 TL/m² olarak belirlenmesinde ve bu şekilde kamulaştırma bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görülmediği, davacı vekili lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde bulunduğu, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmekle, dava 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından faizin dava tarihinden başlatılarak karar tarihine kadar işletilmesi ve kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olarak belirlenmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.