Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3927 E. 2025/4473 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3927
- Karar No
- 2025/4473
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/976 E., 2025/1116 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/319 E., 2025/537 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki ve cari hesap alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin kozmetik ürün satışı için ürettiği aerosol tüp imalatı karşılığında davalının çekle ödeme yaptığını, davalının ödeme yaparken verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, bu nedenle davalı aleyhine iflas yoluyla takip yapıldığını, davalının iflas yoluyla takibe itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini ileri sürerek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, icra takibinden mahkemede görülmekte olan dava sebebiyle haberdar olduğunu, herhangi bir şekilde icra takibi ve içeriği de bilinmediğinden itiraz edebilme ihtimalinin bulunmadığını, belirtilen miktar üzerinden borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının takibe itiraz etmediği ve takibin kesinleştiği, usulüne uygun depo emrine rağmen borcun ödenmediği, bu nedenle iflasın yasal koşulların oluştuğu gerekçesiyle davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının harici tahsilatları gözönüne almadan ve bildirim yapmadan iflas takip yolunu seçmesinin davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra dosyaları kapsamında, müvekkili şirkete ait araçların satışının yapıldığını, rehin alacaklısının sıra cetveline itiraz etmesi nedeniyle davacının henüz alacağını alamadığını, ihale alacaklıları tarafından ödenen paranın faiz getirisi elde etmek üzere halihazırda nemalandırılmakta olduğundan ihale bedellerinin günden güne arttığını ve dosya borcunu ödemeye fazlasıyla yettiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iflas istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.