Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3683 E. 2025/17407 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3683
Karar No
2025/17407
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1682 Esas, 2024/569 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Adilcevaz Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/46 Esas, 2024/46 Karar

Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu .. ili, .. ilçesi, .. köyü 1 05... parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle taşınmaz üzerinde tasarruf imkanı kalmadığını ileri sürerek uğramış olduğu zararın davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre ve husumet nedeniyle reddi gerektiğini, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağını, davacının zarara uğradığından söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ..den tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tapu sicilinden "kıyı "olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıyıların özel mülkiyete konu edilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, taşınmazın değerinin gerçek değerinin çok üzerinde belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, tazminat hesaplamasının hatalı yapıldığını, davacının taşınmazı edinim şeklinin, iyiniyetli olup olmadığının araştırılmadığını, nitekim davacının kötüniyetinin sorumluluğu ortadan kaldıracağını, davalı ... aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği gibi aleyhine vekâlet ücreti takdir edilmemesi, en azından maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde idarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunup bulunmadığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden sorulduğu, idarece verilen cevabi yazı ile dava konusu taşınmazı kapsayan önceden oluşturulmuş kıyı kenar çizgisine ait karar ve dayanağı olan belgeler ile kroki ve haritasının gönderildiği, taşınmaz mahallinde yapılan keşif sonucu krokinin araziye uygulanması suretiyle kıyı kenar çizgisinin belirlendiği, sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen yonca, buğday, domates, kuru fasulye ve şeker pancarı ürünleri münavebeye esas alınıp olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 148,04 TL olarak hesaplanmasında, kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak alınmasında, taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri, dosya kapsamı ve parsel sorgu uygulaması üzerinden edinilen bilgiye göre % 25 oranında objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği; ancak UYAP sistemi üzerinden edinilen tapu kaydına göre davacı ... tarafından taşınmazın 27.03.2024 tarihinde ...'e satıldığı, adı geçen şahıs tarafından da 10.10.2024 tarihinde dava dışı ...'ya devredildiği, yeni malikin davaya devam etmek istediğine dair beyanda bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yeni malikin davaya dahil edilerek yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için ... aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

3. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın 19.02.2021 tarihinde satış yoluyla davacı ...'ya geçtiği, ...'nın ise taşınmazı yargılama sırasında 27.03.2024 tarihinde dava dışı ... isimli dava dışı şahsa satış yoluyla devrettiği, adı geçen şahıs tarafından da taşınmazın 10.10.2024 tarihinde ...'ya satılarak devredildiği, yeni malik ...'nın 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya dahil edilerek davacı sıfatıyla davaya devam ettiği, ancak taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 17.12.2022 tarihli ve .. yevmiye numaralı işlemle " 27.173, 24... lik kısımı kıyı kenar çizgisi içinde kalmaktadır" şeklinde şerh düşüldüğü anlaşılmış olup; 4721 sayılı Kanun'un 1020 nci maddesinin "Tapu sicili herkese açıktır. İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez." hükmü nazara alındığında tapunun beyanlar hanesine şerh işlendikten sonra bu şerhi tapuda görmesine rağmen taşınmazı devir alan davacının iyiniyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereği dürüst davrandığından söz edilemeyeceği, bu durumda zararın tapu sicil kayıtlarının doğru tutulmasından kaynaklandığı söylenemeyeceği gibi zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun 'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3683, K. 2025/17407, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3683-e-2025-17407-k-4c94f91d1196