Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3651 E. 2025/13217 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3651
Karar No
2025/13217
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1879 Esas, 2025/195 Karar KARAR: Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/140 Esas, 2023/88 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulu ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulu ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 79... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçek değerin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olmadığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rayiç bedelin altında değer biçildiğini, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, örnek kararların dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz için 2019 itibarıyla belirlenen 368,00 TL/m² birim fiyatının aynı mahalden gelen ve Yargıtay'dan geçen dava dosyalarına konu taşınmazlar için belirlenen m² birim fiyatlarıyla çelişkili olduğu tespit edilmiş olup, teknik bilirkişi heyetinden ek rapor alınması için mahal mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişi heyetince 11.10.2024 tarihli ek bilirkişi raporu sunulmuş olup, sunulan ek bilirkişi raporunda m² birim bedelinin 405,00 TL olarak belirlendiği ve bu bedelin yakın konumdaki taşınmazlar için belirlenen ve Yargıtay denetiminden geçen dosyalarda belirlenen m² birim fiyatlarıyla uyumlu olması nedeniyle Dairelerince 11.10.2024 tarihli ek raporun hükme esas alınabileceği kanaatine varılmış ve ek bilirkişi raporuna göre 405,00 TL/m² birim değerinin taşınmazın gerçek değeri olduğu anlaşıldığından yeniden hüküm tesisi için ek bilirkişi raporunda belirlenen 405,00 TL/m² birim fiyatı üzerinden toplam kamulaştırma bedeli 470.080,50 TL tespit edilmek suretiyle toplam kamulaştırma bedeli olan 470.080,50 TL 'den daha evvel depo edilen tutar olan 427.591,00 TL'nin mahsubu ile davacı tarafça depo edilmesi gereken fark kamulaştırma bedeli 42.489,50 TL olarak tespit edilmiş ve 31.10.2024 tarihli ara karar ile Dairelerince istinaf incelemesi sırasında alınan 11.10.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda belirlenen sonuç m² birim fiyatı esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde tespit edilen fark kamulaştırma bedeli olan 42.489,50 TL'nin yatırılması için verilen sürelere rağmen yatırılmadığını, bu nedenle açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; karar tarihinden sonra bedelin depo edildiğini ve usul ekonomisi gözetilerek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tespit edilen kamulaştırma fark bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden sonra 11.02.2025 tarihinde depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek, davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediği yönündeki beyanı da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3651, K. 2025/13217, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3651-e-2025-13217-k-85ffb19522e6