Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3650 E. 2025/12758 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3650
- Karar No
- 2025/12758
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/3370 Esas, 2024/2302 Karar KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/189 Esas, 2023/162 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ile eski hale getirme ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmlesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme taleplerinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme taleplerinin kabulüne, ecrimisil taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Hüküm altına alınan ve temyize konu edilen ecrimisil miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; ecrimisil talebi yönünden davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... vekilinin müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü 2590 (yeni 1 77... ) parsel sayılı taşınmaza hafriyat dökülerek fiilen el atıldığından el atmanın önlenmesine, zarar ve ecrimisil bedellerinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden müdahalenin meni ve eski hale getirme taleplerinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... hakkında verilen kararın hatalı olduğunu, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, nispi vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, ecrimisil miktarının hukuka aykırı tespit edildiğini, lehe hükmedilen vekâlet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1997 yılında yapılmış olan yolun sorumluluğunun idarelerine ait olmadığını, taşınmazın özel yol niteliğinde olduğunu, dökülen malzemenin hafriyat olarak nitelendirilemeyeceğini, hafriyat dökümüne ilişkin bir iznin verilmemiş olduğunu, kaçak hafriyat döküldüğüne dair bir şikayetin de söz konusu olmadığını, dökülen malzemenin hafriyat değil maden pasası olduğunu, resmi imar yolunun bulunmadığını, bedeli de kabul etmediklerini emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerindeki yolun 19 97... yılları arasında faaliyete başladığı belirtilmiş olup, mahkemece kamulaştırmasız fiili el atmanın tarihinin 1983 sonrası,1997 yılı olduğu tespit edilerek ... İmar ve ... Daire Başkanlığının 25.05.2022 tarihli yazısında rehabiliteye hazırlık maksatlı dolgu alanı olarak Belediye tarafından izin verildiği, belediye iştiraki ile ...'a devredildiği, ...'ın 06.05.2022 tarihli yazısında; taşınmaz üzerindeki bakım, onarım ve işletme sorumluluğunun ... Büyükşehir Belediyesinde olduğunun belirtildiği, dava konusu parsel yolunun herhangi bir mahalleyi ilçe merkezine bağlayan ana arter olmadığı, yolun bakım, onarım ve işletme sorumluluğunun da ... Büyükşehir Belediyesine ait olduğu, dosya kapsamından fiili el atmanın (yol yapımı, hafriyat dökümü veya herhangi bir yapının yapılması v.s.) ... Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmamış olmasına rağmen, sorumluluğunun 20.06.2013 tarihinden itibaren ... Büyükşehir Belediyesine devredilmiş olması nedeniyle, ilaveten 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun yukarıda arz edilen ilgi maddeleri de ele alındığında dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yol ve hafriyat atıkları sorumluluğunun ... Büyükşehir Belediyesi'nde olduğu kanaatine varıldığı belirtilerek, dava konusu taşınmazda 15.04.2021 teslim tarihli fen bilirkişisi...'ün raporunda A ve yol olarak gösterilen 5.073,64 m²lik kısma davalı ... Belediyesi'nin yapmış olduğu el atmanın önlenmesine ve davalı ... Belediyesi tarafından eski hale getirilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Yargıtay denetimden geçen dosyalara göre dava konusu taşınmaz için 2014 yılı için belirlenen 282,00 TL/m² birim fiyatının uygun olduğu kanaatine varıldığı, el atılan yer bedeli fazla olduğundan, yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olup, ecrimisil bedeline hükmedilmesinin de isabetli olduğunu, el atma bedeli daha fazla olması nedeniyle müdahalenin meni ve eski hale getirme kararı verilmesi yerinde ise de kamulaştırmasız el atma tazminat bedeli üzerinden yargılama giderlerine hükmedilmesi davanın davalı ... yönünden geri alınması nedeniyle açılmamış sayılmasına dair karar verilmesi ve yine davalı ... lehine davanın geri alınması nedeniyle maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilerek ... lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi, dava değerinin kamulaştırmasız el atma kararı verilmişcesine belirlenerek davacı lehine vekâlet ücreti belirlenmesi, ayrıca ecrimisil ve eski hale getirme açısından ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde tespiti, harcın da buna göre hesaplanmasının 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerekmesine rağmen kabul-ret oranına göre paylaştırılmasının doğru görülmemesi nedeniyle başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; aynı mahiyetteki dosyada Bölge Adliye Mahkemesince kaldırma kararı verilmiş olduğu hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı ... Vekilinin Müdahalenin Önlenmesi ve Eski Hale Getirme Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.