Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2778 E. 2025/18006 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2778
Karar No
2025/18006
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3193 Esas, 2024/2238 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/121 Esas, 2023/698 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 33... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

2.Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 33... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını belirtilerek el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talep edilmiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline 25.07.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faizin 26.07.2022 tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, birleşen dosya yönünden kurumları lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, birleşen davanın davacısının aynı konu hakkında 7 ay önce dava açıldığını bilmesine rağmen davayı açmış ve yürütmüş olduğunu, mahkeme, anılan davanın açılması bakımından sorumluluğun birleşen davanın davacısında olduğunu tespit ettiğini ancak yargılama giderleri hükmedilmesi gereken vekâlet ücretine (kurumları lehine olmak üzere) hükmetmediğini, birleşen dosya yönünden artan gider avansın iadesine karar verilmiş olmasına rağmen asıl dava yönünden artan gider avansının iadesine karar verilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu taşınmazın gerek tapu kaydında gerekse nitelik olarak tarla vasfında olduğunu, fiili kullanımı ve nitelikleri gereğince arazi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, emsal ile davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan karşılaştırma ve bulunan oranların gerçek durumu yansıtmadığını, davaya konu taşınmaza gerçek değerinin çok üzerinde bir değer belirlendiğini, tescil kararın takyidatlardan ari olarak kurulması gerekmekte olup bu açıdan da kararın düzeltilmesi gerektiğini, müdürlükleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının, istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve esas hakkında yeniden karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin yazı cevabında, dava konusu 1 33... parsel sayılı taşınmazın 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında kırsal yerleşim alanı sınırları içerisinde kaldığı, etrafının meskun olduğu, belediye hizmetlerinden yararlandığı bildirilmiş, ayrıca Dairece Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinin yerinde olduğu, bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibariyle karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslayarak bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, mahkemenin bu raporu esas alarak hüküm kurmasında isabetsizlik görülmediği, birleştirilen dava yönünden idare lehine maktu vekâlet ücreti takdir edilmesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle asıl davada davacı idare vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2778, K. 2025/18006, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2778-e-2025-18006-k-7444ace107de