Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2349 E. 2025/12278 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2349
- Karar No
- 2025/12278
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1646 Esas, 2024/2471 Karar KARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar SAYISI: 2023/131 Esas, 2024/203 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Çanakkale ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 310 ada 15 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın kamu yararı kararı alınan ... Projesine rastladığını, davacı yanın taşınmazdan ana yola geçiş izni verilmediğinden bahisle arta kalan kısım üzerinde herhangi bir tasarrufta bulanamayacağını, bu sebeple arta kalan kısmın da kamulaştırılması gerektiği yönündeki beyanlarının kabul edilemediğini, idarelerinin yola cephesi olan her taşınmaza tesis yolu geçiş izin belgesi veremeyeceğini, trafik güvenliği açısından belirli kural ve standartlara bağlandığını, parselin karayoluna bağlantısının yapılmasının yol yapım teknikleri ve mühendislik gerekleri açısından, ulaşım ve trafik güvenliği, kavşak mesafesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelik kapsamındaki kriterler açısından da uygun olmadığının değerlendirildiğini, davacı tarafın komşu parselden imar yoluna çıkış sağlayabileceğini, geçit hakkının taşınmazın mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan aldığını, el atma iddialarını kabul etmemekle birlikte Mahkeme aksi kanaatte olması halinde dava konusu taşınmaza, hangi tarihte el atıldığının taraflardan ve ilgili kurumlardan araştırılıp varsa el atmaya dair işe başlama tutanakları, yer teslimi vs. belgelerinin de eklenmesi istenerek alınacak cevap yazılarının ve belgelerden sonra el atma tarihi itibari ile taşınmazın bedeline değer biçilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki niteliklerine göre dava tarihindeki değerinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; belirlenen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, emsalin hatalı seçildiğini, kök rapor ile ek raporun çelişkili olduğunu, arta kalan kısım için 30 günlük hak düşürücü sürenin dolduğunu, arta kalan kısım için değer azalışı hesabı yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısım için %50 değer azalışı verilmesinin fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bir kısmından geçen davaya konu asfalt yol ve duvar nedeniyle, el atılan kısımdan geriye kalan kısmında %50 değer azalışı olduğu kabul edilerek taşınmaza ilişkin kamulaştırmasız el atma bedelinin belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde konut alanında kalan arsa vasfındaki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve fiilen yol ve duvar yapılmak suretiyle el atılan kısmının ve bu kısımdan geriye kalan kısımda oluşan değer azalışı bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliği ve konumuna göre 20.03.2023 dava tarihi itibarıyla 16.848,99 TL/m² birim değer üzerinden belirlenen bedelin uygun olduğu, Mahkeme kararında usul ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı, ancak davalı idare harçtan muaf olduğu hâlde, davacı tarafça yapılan 427,60 TL harca ilişkin giderin yargılama gideri kabul edilerek davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, adil ve hakkaniyete uygun olarak belirlenen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.