Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/602 E. 2025/3195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/602
- Karar No
- 2025/3195
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/48 E., 2024/615 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekilleri Avukat ..., Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ... Endüstri Tesisleri İmalat ve Montaj A.Ş. ve ... Güç Sistemleri Mühendislik ve Taahhüt A.Ş.'nin diğer davalı ...Ş.'ye bağlı şirketler olduklarını, ...'nın "... Co. Ltd." ... Şirketinin alt yüklenicisi olarak Suudi Arabistan'da inşaat ve elektrik mekanik montaj işlerinin yapılması işini yüklendiğini, ancak sözleşmeyi bazı ticarî avantajlar sağlamak amacıyla kendisinin değil, tamamen kontrolünde olan Suudi Arabistan mevzuatına göre kurduğu ve Suudi Arabistan'da "..." olarak bilinen ... LTD. (...) şirketinin imzaladığını, alt yüklenici olarak üstlendiği mekanik işlerinin yapımı ile ilgili olarak hem teknik danışmanlık almak hem de imalat yaptırmak için davacı ile görüşmeler başlattığını, toplantılar yapıldığını, ancak ... yetkililerinin Suudi Arabistan mevzuatına göre vergisel vs. avantajlardan yararlanmak düşüncesiyle davacı ile ... arasında sözleşme yapılmasını sağladığını, bu nedenle işbu dava konusu alacaktan davalıların birlikte sorumlu olduklarını ileri sürerek, danışmanlık sözleşmesinden kaynaklı alacaklarının tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine vaki itirazların iptali ile %20 icra inkâr tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketlerin davacı ile ... Ltd. Şti arasında imzalanan sözleşmenin tarafı olmadıklarını, ... 1984 tarihinde kurulmuş, Suudi Arabistan ticaret siciline kayıtlı, ayrı bir muhasebesi, ayrı banka hesapları ve ayrı bir yönetimi olan Suudi Arabistan Şirketi olduğunu, müvekkili şirketlerin borçların nispiliği ilkesi gereği taraf olmadıkları, dava dışı ... imzaladığı sözleşmelerden kaynaklandığı iddia edilen bir borçtan mesul tutulmalarının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2020/352 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararı ile davacının sözleşme yapmış olduğu ... LTD. (...) Şirketi hakkında herhangi bir takip yapmadan ve alacağın tahsili için yasal yollara başvurmadan tüzelkişilik perdesinin kaldırılması istemli olarak davalı grup şirketlerine müracaat ettiği, perdenin önünde olan sözleşme tarafı şirkete karşı yasal nedenlerden ötürü başvuru yapılıp alacağın tahsiline girişilmesi gerektiği, bu işlem yapılmadan açılan davanın ön şart eksikliği taşıdığı, bu ön şartın gerçekleşmemesinin tüzelkişilere tanınan mal ayrılığı güvencesini zedeleyeceği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27.10.2022 tarihli ve 2022/483 Esas, 2022/1645 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli kararının süresi içinde taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 19.12.2023 tarihli, 2022/5130 Esas, 2023/4328 Karar sayılı ilamı ile gerek dava dilekçesinde gerekse de aşamalardaki davacı beyanları ile talebin, dava dışı ... Şirketi ile davalılar arasında tüzel kişilik perdesinin aralanması olmayıp, sözleşme ilişkisi nedeniyle davalı ...Ş.'nin doğrudan borçlu yani hizmetin ifasında asıl muhatap olması ve diğer davalılar ... Endüstri Tesisleri İmalat ve Montaj A.Ş. ile ... Güç Sistemleri Mühendislik ve Taahhüt A.Ş.'nin ise ... Holding A.Ş. ile arasındaki organik bağ nedeniyle alacaktan sorumlu tutulması gerektiği iddialarına dayandığı, mahkemece yapılması gereken işin; pasif husumetin (pasif taraf sıfatının) varlığının tespiti olduğu ve davacının takip konusu alacağının tahsilinde davalılara başvurup başvuramayacağının tespiti gerektiği belirtilerek karar kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı şirketler arasında kendilerini yükümlülük altına sokan herhangi bir sözleşme, protokol vb. belge olmadığı, yine davacı şirket, 1 Temmuz 2016 tarihli dava dışı ... (sözleşmede ... olarak anılacağı ifade edilen) şirketi ile yapılan teknik danışmanlık sözleşmesi başlıklı sözleşme kapsamında, dava dışı şirketten olan alacağından davalı şirketlerin sorumlu olduğu iddiasında bulunmakta ise de; davalı şirketlerin dava dışı şirketin var olduğu ifade edilen borçlarından sorumluluklarını doğuracak delilin dosyaya sunulmadığı, organik bağın varlığına dair iddianın da kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; delillerinin bir kısmının toplanmadığını, var olan delillerin ise değerlendirilmediğini, ... ve ... arasında organik bağı aşan bir birliktelik olduğunu, ... adına bütün kararların ... tarafından alınıp uygulandığını, ...’nın ...’i bazı işlerde göstermelik olarak/kağıt üzerinde kullanmak için kurduğunu, süreç içerisinde yaşanan tüm gelişmelerin dosyaya ibraz edilen maillerde yer aldığını, ...’in dört yöneticisinden üçünün aynı zamanda ... üst düzey yöneticisi olduklarını, ...’nın iyiniyet ilkesine ve dürüstlük kurallarına aykırı hareket ettiğini, ...’nın hazırladığı ve sosyal medyada yayımladığı haberlerde de ... ve Petrol Araştırma Tesislerinin yapım işinin kendisi tarafından yapıldığını kamuoyuna açıkladığını beyan etmektedir.
2- Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, husumetten ret kararlarının nitelikleri itibariyle davanın esasına ilişkin olduklarını ve taraflar bakımından maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiklerini, davalılar lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, Teknik Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyularak yapılan araştırmada davalı şirketlerin dava dışı şirketin borçlarından sorumlu olmasını gerektiren herhangi bir sözleşme taahhüt, garanti ve kefalet sorumluluğunu doğuracak yazılı bir delil ve belge bulunmadığı, organik bağın varlığına ilişkin kanaat verecek düzeyde delil ve belge sunulmadığı anlaşılmakla verilen karar usul ve yasaya uygun olup, taraflar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Taraflar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, tarafların her birinden ayrı ayrı tahsili ile birbirlerine ödenmesine,
Fazla yatırılan harcın temyiz eden davalılara iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.