Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/18088 E. 2026/5028 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18088
Karar No
2026/5028
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/278 Esas, 2024/690 Karar KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... vd. ve davalı idare vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi eski 1660 (yeni 3036) parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından kamulaştırıldığını, ancak müvekkillerine herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, denkleştirici adalet kuralı gereğince dava tarihi itibarıyla ulaştığı gerçek değerin uygulanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkili adına tescline karar verildiğini, davacıların dava açma ehliyetlerinin bulunmadığını, davacıların talepleri yönünden davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin o dönemde yürürlükte bulunan 6830 sayılı İstimlak Kanunu gereğince tamamlandığını, dolayısıyla kamulaştırmasız el atma bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli ve 2017/409 Esas, 2020/12 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2021 tarihli ve 2021/139 Esas, 2021/586 Karar sayılı kararı ile Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/1410 Esas, 1979/291 Karar sayılı tescil doyasına göre, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine dair mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2021 tarihli ve 2021/139 Esas, 2021/586 Karar sayılı kararı karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu Bursa ili, ..., eski 1660 parsel, (yeni 3036) sayılı taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyannca davalı idare adına tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de 13.03.2015 tarihli ve 29294 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararı ile 6487 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci madde iptal edildiğinden bu maddenin uygulanması mümkün olmadığı, yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın 14.10.1975 tarihinde davalı idare tarafından kamulaştırılmasına karar verildiği, bu işlemin davacılara usulune uygun şekilde tebliğ edilmediği dosya içeriğiyle sabit olup, bloke edilen kamulaştırma bedelinin davacı tarafa ödendiği hususu da ispatlanamadığından, davacıların kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat talep etme imkanı bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip rapor alınarak sonucuna göre ve 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6 ve 7 nci maddesi ile 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20... nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek-3 maddesi de gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2022/128 Esas, 2023/246 Karar sayılı kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “...dava tarihi itibarıyla... ” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “...ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak... " ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, bu durumda eldeki davanın 23.05.2016 tarihinde açıldığı gözetildiğinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; " Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine... "gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır" genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alınarak dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atma olgusunun 04.11.1983 tarihinden önce gerçekleştiği gözetilerek dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki niteliğine göre dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılarak tazminat bedelinin belirlenmesi gerektiğinden ve kabule göre de davacılar ... ve ... vekilinin ıslah dilekçesi esas alınarak dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... vd. ve davalı idare vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, arsa olarak değer tespiti gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma işlemleri usulüne uygun yapıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bedelin doğru tespit edilmediğini, kısmen ret kararı verildiğinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu maliki davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve belirlenen bedelin aynı bölgeden dairemize intikal eden dosyalara göre uyumlu olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ... vd. ve davalı idare vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/18088, K. 2026/5028, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-18088-e-2026-5028-k-b9eb5f425269