Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16722 E. 2026/5027 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16722
- Karar No
- 2026/5027
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1339 Esas, 2025/12 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/262 Esas, 2023/170 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeni ile uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Adana ili, ..., ... Mahallesi 100, 102, 668 parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmazlarda hissedar sıfatıyla malik olduğunu, her üç parseldeki tapu kütüğünün beyanlar hanesine ''Taşınmazda hisse hatası vardır. Hisseler toplamı 1/1 vermemektedir'' ibaresinin olduğunu gördüğünü, yaptığı araştırmada bu dava konusu üç adet parselde 1980 yılından beri tapu memurları tarafından yapılan intikal ve satış işlemleri ve tedavüllerinde yapılmış olan hisse hataları olduğunu, Ceyhan Tapu Müdürlüğü tarafından bu durumun fark edildiğini, yüzölçümlerinin gerçek değerinin üzerinde görülmesinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi çerçevesinde tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasaların öngördüğü hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri içinde açılıp açılmadığının araştırılarak bu süreler içinde açılmadığının tespit edilmesi halinde süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının, davacı sıfatının bulunup bulunmadığı araştırılması gerektiğini, yine davacının iddialarının araştırılması gerektiğini ve yargılama sırasında, mahkemece tespit edilecek başkaca hususlar da dikkate alınarak usul ve kanuna aykırı açılmış davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'nın 1007 nci maddesine göre devletin kusursuz sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davacının davasını süresinde açtığı ve hisse hatasının beyanlar hanesine işlenerek alenileştiğinden bahisle oluşan zararı talep etme hakkının olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yerel mahkemece eksik araştırma üzerine işbu karar verildiğini, tazminat bedelinin çok yüksek tespit edildiğini, davacılar lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Adana ili, ..., ... Mahallesi 100, 102, 668 parsel sayılı taşınmazlarda davacının hisseleri bulunduğu, davacının iş bu taşınmazlarda bulunan hisselerine ayrı ayrı satın alma tarihinden sonra 2016 yılında hisse hatası bulunduğuna dair şerh konulduğu, hisse hatası düzeltme formuna göre davacının hisse satın almış olduğu, dava konusu taşınmazlarda hisselerin satın alınma tarihinden önce sehven iki kere hisse intikali işlemi yapılmış olup hata edildiği, bu nedenle davacının satın alma tarihinde satın aldığı hisse metrekare miktarlarının satın alma tarihinden sonra tapuda yapılmış olan bu hata nedeni ile azaldığının sabit olduğu ve bu durumun tapuya yansıtıldığı görülmüş olup bu nedenle davacının 4721 sayılı Kanun 1007 nci maddesi anlamında zararı mevcut olduğundan, mahkemece yapılan keşifle dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi vasfında kabulü ile dava tarihi itibari ile ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin uygulanması sureti ile davacının zararı hesaplanarak belirlenen bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz itirazında bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arazi niteliğinde kabulü ile net gelir metoduna göre değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.