Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12133 E. 2026/5043 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12133
Karar No
2026/5043
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1379 Esas, 2025/1318 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/468 Esas, 2023/519 Karar

Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma işlemi sonucu taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, ... , .... Mahallesi (eski 614) yeni 307 parsel sayılı taşınmazın sayısallaştırma işlemleri sonucu alanında azalma meydana geldiğini, bu nedenle uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hukuki niteliği itibarıyla 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamına girmediğini, bilirkişi raporunda uygulanan % 50 objektif değer artış oranının hangi kriterlere göre tespit edildiğinin raporda açıklanmadığını, taşınmazın asıl değerinin sayısallaştırma işleminin kesinleştiği tarih olan 19.01.2018 tarihi itibarıyla 270.619,97 TL olan miktar olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte aleyhe vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, davacının halen kayden maliki olduğu taşınmaz için tazminat istemli dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, tazminat talep edilebilmesi için gerekli yasal koşulların somut olayda oluşmadığını, ayrıca eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, mücavir alan için hesaplanan rayiç bedelin çok yüksek hesaplandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 10.10.2014 tarihinde davacı tarafından 6.960,00 m² olarak alındığı, sayısallaştırma işlemi sonucunda taşınmazın yüzölçümünün 3.594,08 m²ye düştüğü, anılan eksilmenin teknolojik ve yöntem farklılıklarından kaynaklandığı, taşınmazın zemindeki kullanım durumu ile haritasındaki sınırlarında eylemli bir değişiklik olmadığı, davaya konu taşınmazın yüz ölçümündeki azalma nedeniyle davalının sorumluluğuna gidilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12133, K. 2026/5043, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12133-e-2026-5043-k-b3c6898da431