Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17253 E. 2026/8679 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17253
Karar No
2026/8679
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3305 Esas, 2025/3206 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedarı olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 21 99... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim alanı olarak ayrıldığını ve taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminatın KDV hariç olarak belirlenmesi gerektiğini, hükmün bu şekilde düzeltilmesi gerektiğini, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza el atılmadığını, taşınmaz bedelin çok yüksek hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın en azından 2018 yılı Haziran ayından beri devam eden kısıtlılık durumunun sorumlu idarece makul süre içinde giderilmediği anlaşıldığından, taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığının kabulü yerinde olduğu, keşif sonucunda, taşınmaza fiilen el atılmadığının belirlendiği, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilip, emsal karşılaştırması yapılarak taşınmaza değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın 2023 yılı emlak vergisine esas m² rayiç değerinin 888,06 TL, emsalin ise 1.130,26 TL olduğu belirlendiğinden, bilirkişi raporunda yapılan kıyaslama da uygun görüldüğü, dava konusu taşınmazın 1996 yılında, emsal taşınmazın ise 2014 yılında yapılan imar uygulamaları kapsamında düzenlemeye girdikleri, her ikisinin de imar parseli niteliğinde olduğu anlaşıldığından düzenleme ortaklık payı değerlendirmesi yapılmamasının doğru bulunduğu, her ne kadar davacı vekilince tazminatın KDV hariç olarak belirlendiğinin yazılması talep edilmiş ise de bu husus infaz aşamasına ilişkin olduğundan itirazın yerinde görülmediği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Ek Madde 4 ün 3 üncü fıkrasının yorumu sonucunda 2024/998 Esas, 2024/6381 Karar sayılı kararında açıkladığı yerleşik uygulaması nedeniyle, hukuk birliği ilkesi gözetilerek, davacı taraf lehine nispi vekâlet ücreti taktir edilmesi yönündeki davacılar vekili itirazı yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülmeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17253, K. 2026/8679, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17253-e-2026-8679-k-967db20a79f3