Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16816 E. 2026/9591 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16816
- Karar No
- 2026/9591
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/362 Esas, 2023/586 Karar KARAR : Kısmen Kabul / ret
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar ve davalı ... Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacı dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 14 98... parsel sayılı taşınmazda bağımsız bölüm maliki olduklarını, davalıların kat maliklerinin ortak kararı olmaksızın kendi istekleri gibi ortak yerlere müdahale ettiklerini bu nedenle kat mülkiyetine tabi ana taşınmaz üzerinde vaziyet planına aykırı olarak ortak yerlere müdahalenin ve muaraza yaratan davranışların önlenmesini, ortak yerlere yapılan tretuvar, duvar ve bahçe inşaatlarının kal'ini, tasdikli vaziyet planına uygun hale getirilmek üzere vaziyet planına uygun olmayan tüm inşaaatların ve muhdesatların kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı dava dilekçesinde özetle; maliki oldukları ... ili ... ... Mahallesi 14 98... parsel sayılı taşınmazda bulunan 12... nolu bağımsız bölümlerin önüne yapılan mevcut yolun onaylı vaziyet planındaki bahçe konumuna getirtilmesine ve yolun planındaki sınırlarına yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.04.2012 tarihli ve 2010/203 Esas, 2012/402 Karar sayılı kararı ile dava konusu istinat duvarının onaylı vaziyet planına aykırı olup, davacıların vaziyet planındakinin aksine bahçelerini kullanamadığı, bu kısmın yol olarak kullanılması nedeniyle bir tecavüzün söz konusu olduğu, ancak istinat duvarının yıkılmasının davacılar açısından bir hukuki fayda taşımadığı gibi tüm kat maliklerinin bağımsız bölümlerini tehlikeye atabilecek ve maliyeti ekonomik olmayan bir istinat duvarı değişikliğinin uygun olmayacağı ancak bu aykırılıktaki fedakarlığın tek başına davacılara yüklenmesinin de hakkaniyete uygun düşmeyeceği, yolun daraltılarak tüm kat maliklerinin bu konuda fedakarlığı paylaşmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile mimari projeye aykırı olan ve zeminde yol olan kısımlara ilişkin site yönetiminin müdahalesinin önlenmesine, ... kısımlarında bulunan istinat duvarının kaldırılması talebinin binanın statik yapısını olumsuz etkileyeceği ve hukuki fayda yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.04.2012 tarihli ve 2010/203 Esas, 2012/402 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı ... ve davalı ... Yönetimi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda dava konusu ana taşınmaz ile ilgili olarak, davacı kat maliklerinden ... tarafından, yapılan duvar ve çevre düzenlemesinin onaylı vaziyet planına uygun olduğunun saptanması istemiyle açılmış olan davada, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.11.2007 tarihli ve 2007/1039 Esas, 2007/1422 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu, 01.04.2008 tarihli ve 2008/1711 Esas, 2008/3848 Karar sayılı kararı ile Dosyada toplanan bilgi ve belgeler özellikle yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve ölçekli kroki incelendiğinde sitenin vaziyet planına göre bahçe duvarının yola 1,50 metre tecavüzlü bulunduğu ve dolayısıyla davacı tarafça yapılan ve İl İdare Kurulunun kararına konu edilip davalı yönetimce yıkım kararı alınan bahçe duvarının sitenin onaylı vaziyet planına aykırı bulunduğu anlaşılmakla davacı yanın isteminin reddine hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasının doğru görülmediği belirtilerek kararın bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak verilen 21.05.2008 tarihli ve 2008/556 Esas, 2008/648 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği ve Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 03.02.2009 tarihli ve 2008/11587 Esas, 2009/612 Karar sayılı ilamıyla onandığının anlaşıldığı, dosya içindeki bilgi ve belgelerden, özellikle mahkemece dava konusu yerde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları içeriğinden, dava konusu istinat duvarının vaziyet planına ve projeye aykırı olduğu anlaşıldığına göre, mahkemece yukarıda belirtilen kesinleşmiş mahkeme kararı da gözetilerek, duvar yönünden de kabulüne karar vermek gerekirken, bilirkişi raporunda söz konusu duvarın yıkılmasının erozyona neden olacağı, yapının statiğini etkileyeceği yönündeki görüşe itibarla ve yerinde olmayan gerekçeyle davanın bu yönden reddine karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi kararına karşı davalı ... Yönetimi vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/1163 Esas, 2018/1772 Karar sayılı kararı ile davanın birden çok parsel üzerinde kurulu bulunan sitede, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkin olduğu, bu durumda mahkemece, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Sulh Hukuk Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.07.2018 tarihli ve 2014/1232 Esas, 2018/846 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.
C. Asliye Hukuk Mahkemesince Verilen Son Karar ... 1. Asliye Hukuk Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile mimari projeye aykırı olan ve zeminde yol olan kısımlara ilişkin site yönetiminin müdahalesinin önlenmesine, belirtilen kısımlardaki muhtesatın (yolun) kaldırılmasına, ... kısımlarında bulunan istinat duvarının kaldırılması talebinin binanın statik yapısını olumsuz etkileyeceği ve hukuki fayda yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın ise 14 98... parsel üzerinde kurulu 12... numaralı bağımsız bölümlerin ön cephesindeki yolun kaldırılması talebinin derdestlik dava şartı yokluğundan usulden reddine, 14 98... parsel üzerinde kurulu yolun vaziyet planındaki sınırına yapılması talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... Yönetimi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya içerisine sunulan raporlar incelendiğinde yol ve istinat duvarının vaziyet planı dışında yapıldığını, mevcut yolun planda davacılara ait bağımsız bölümlerin ortak kullanım alanlarına A= 40.38 m², B=20.22 m², C=36.88 m² tecavüzlü olduğunu, mevcut taş duvarın plandaki yola tecavüzlü olduğunu, davalı 15, 16, 17... nolu bağımsız bölüm kat maliklerinin plandaki otopark ve yolu bahçe olarak kullandıklarının tespit edildiğini, yola tecavüzlü taş duvarın davalı 15, 16, 17... nolu kat maliklerinin binaları ile statik olarak hiçbir bağlantısı olmadığını, bilirkişi raporlarında belirtildiği gibi yanında yeni duvarın vaziyet planındaki yerine yapılmasında (davalılar tarafında doğuya yapılmasında) sakınca olmadığını, dosya içerisinde alınan tüm bilirkişi raporlarında davanın konusunu teşkil eden vaziyet planına aykırı olarak yolun genişletilmesi suretiyle davacılara ait bağımsız bölümlere ve bunların bahçe kısımlarına tecavüzün belirlendiğini, yine raporlarda istinat duvarının da vaziyet planındaki yola tecavüzlü olarak yapıldığının gösterildiğini, vaziyet planına göre yola 1,5 metre tecavüzlü bahçe taş duvarının yol seviyesine kadar yıkılarak planda belirtilen sınıra yeniden istinad duvarı inşaa edilerek tecavüzün giderilmesinin mümkün olduğunu, birleştirilen dava açısından derdestlik olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... Yönetimi vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından verilen kararın mimari projeye ve zemine aykırı olduğunu, gerekçeli kararda A harfi ile gösterilen 40,38 m²lik yerin yol olmaktan çıkarıldığı takdirde mevcut halihazırda kullanılan yolun daralacağını, site sakinlerinin ulaşımını zorlaştıracağını, C harfi ile gösterilen kapıcı dairesinin olduğu 36,88 m²lik yerin yol olmaktan çıkarılması halinde ise yolun tamamının kapanacağını, ulaşımın tamamen engelleneceğini, bu durumun imara da aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı ve davalı ... Yönetimi vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Yönetimi'nden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, davalı ... Yönetimi'nden fazla alınan 1.330,20 TL temyize başvurma harcının istenildiğinde iadesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.