Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3445 E. 2026/1986 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3445
Karar No
2026/1986
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/14 E., 2024/7 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ......... ili ........ ilçesi .............. Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 07... parsel sayılı 2.398,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz ettiği dava dilekçesinde; dava dilekçesinin ekli krokide gösterilen 2.306,00 metrekarelik kısmın sehven tescil harici alanda bırakıldığını ve dava konusu alanın yirmi yılı aşkın süredir müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, bu kısmın davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.09.2009 tarihli ve 2009/461 Esas, 2011/587 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen 15.09.2009 tarihli ve 2009/461 Esas, 2011/587 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 11.10.2012 tarihli ve 2012/2763 Esas, 2012/9023 Karar sayılı ilamıyla, "yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı açıklanarak, dava konusu yerin tapulama çalışmalarında hangi tarihte ve hangi nedenle tescil harici bırakıldığının tespit edilmesi, yol olarak tespit edilmiş olması halinde, komşu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının ve dayanak kayıtlarının getirtilerek dava konusu yeri ne okuduğunun belirlenmesi, yol olarak okumaları halinde davanın reddi hususu üzerinde durulması, arazinin kullanım süresi ve niteliğinin belirlenmesi için hava fotoğrafı incelemesinden yararlanılarak imar ihyaya başlama ve imar ihyanın tamamlanma tarihlerinin belirlenmesi" gereğine değinilerek Asliye Hukuk Mahkemesi kararı bozulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı ile aktarılan dava dosyasının birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu taşınmazın taşlık niteliğinde tescil harici bırakıldığı, hava fotoğraflarına göre imar-ihyanın 2005 yılında tamamlandığı, imar-ihyanın tamamlanma tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı, bilirkişi raporu ile çelişen mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle, davanın reddine ve 1 07... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, kütüğün beyanlar hanesine "06.01.2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kargir tek katlı ev ve (B) harfi ile gösterilen depo Hasip oğlu ...'ye aittir." beyanının yazılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; temyiz dilekçesine ekli uzman görüşüne göre dava konusu taşınmazın kadastro paftasında taşlık ya da yol olarak tescil harici bırakılmadığının belirlendiğini, 23.09.1953 tarihli krokide tepe olarak belirtilen alanın 12.09.1953 tarihli paftada taşlık olarak değiştirildiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 1992 tarihli hava fotoğrafının zemine yanlış aplike edildiğini, taşınmazın kuzey doğusunda bulunan sulama arkının hava fotoğrafında tam olarak yerine oturmadığını, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının dikkate alınmadığını ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3445, K. 2026/1986, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-3445-e-2026-1986-k-889b6bd10b4f