Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16703 E. 2026/3002 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16703
- Karar No
- 2026/3002
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1957 Esas, 2025/1790 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/415 Esas, 2025/364 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Edirne ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2330 parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda münavebeli ürünlerin üretim miktarlarının yüksek, üretim giderlerinin düşük hesaplandığını, taşınmazın değeri hesaplanırken %4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanmasının hatalı olduğunu, Yargıtay kararlarında kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmazların değeri belirlenirken kapitalizasyon oranının %5 olarak alınacağı kabul edildiğini, bilirkişi raporunda kamulaştırma bedeline %150 oranında objektif değer artışı hesap edildiğini, bu oranın fahiş olup kabul edilemeyeceğini, objektif değer artışı takdirinin müvekkilinin haklarını ağır şekilde ihlal ettiğini, Yargıtay kararlarına göre kamulaştırma bedelinin tespiti davası nitelik itibariyle tespit davası olup, bir çekişme konusu bulunmadığından haklı veya haksız çıkan taraftan söz etme olasılığı bulunmadığını, müvekkil idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaz bakımından 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu esas alınarak İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verilerine göre değer biçilmesinde ve bu değer üzerinden toplam kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de uygun olduğu gerekçeleriyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.