Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16482 E. 2026/8884 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16482
- Karar No
- 2026/8884
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4751 Esas, 2025/1587 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince yapılan düzeltme nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkilinin; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 97 parsel sayılı 113.187,50 m² yüzölçümlü taşınmazı 24.11.1995 tarihli ve 1076 yevmiye no ile, ... köyü 106 parsel sayılı 73.281,25 m² yüzölçümlü taşınmazı 24.11.1995 tarihli ve 1076 yevmiye no ile ... köyü 107 parselde kayıtlı bulunan 61.234,37 m² yüzölçümlü taşınmazı 24.11.1995 tarih ve ... yevmiye no ile satın aldığını, Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesine göre yapılan düzeltme sonucunda taşınmazların yüzölçümlerinde azalma meydana geldiğini, mülkiyet hakkının kaybı nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tespit edilen bedelin yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, Devletin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında sorumluluğu sınırsız olmayıp, belli bir zamanaşımı süresine tabi olduğunu, satış işlemi 2001 ve düzeltme işlemi 2011 yılında yapıldığına göre talebin zamanaşımına uğradığını, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davalar belirsiz alacak davası niteliğinde olmayıp nispi harca tâbi davalardan olduğunu, yüzölçüm azalmasında Hazinenin ve Tapu Müdürlüğünün kusurunun olmadığını, kadastro tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, Hazinenin tapu sicilinin tutulmasından dolayı tazminattan sorumlu tutulabilmesi için, tapu sicilinin tutulmasından zarar doğmuş bulunması, memurun hukuka aykırı eyleminin olması, zarar ile eylem arasında nedensellik bağının bulunması gerektiğini, davaya konu parsellerdeki farkın çok fazla olduğunu, davacının söz konusu fahiş farkı bilmemesinin yaşamın olağan akışına uygun olmadığını, 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesine göre yapılan düzeltmelerde komşu parseller lehine bir artma söz konusu ise davanın Hazineye değil ilgili parsel maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun ve hesaplama yönteminin kabulü mümkün olmayıp rapor bilimsellikten uzak ve bu tür davalarda Yargıtay'ın içtihat hale gelmiş uygulama ve yöntemlerine aykırı tanzim edildiğini, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatı yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ve 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi neticesinde azalan kısmın bedelinin alınan rapor uyarınca, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı sıfatı Hazineye ait olduğundan davalıdan tahsiline ilişkin verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz itirazında bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... köyü 107 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilerek davacının yüzölçümü eksilmesi nedeniyle uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. ... ili, ... ilçesi, ... köyü 97 parsel sayılı taşınmazın 113.187,50 m², 106 parsel sayılı taşınmazın 73.281,25 m² yüzölçümlü olduğu, davacının davaya konu taşınmazları 24.11.1995 tarihinde satın aldığı, Tapu Müdürlüğünün 2011/2012 yıllarında teknik hatalar formu ile 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gereğince teknik hataların düzeltildiği ve 97 parsel sayılı taşınmazın 66.872,12 m², 106 parsel sayılı taşınmazın 42.031,25 m² olarak tescil edildiği, alınan raporlara göre yüzölçüm farkının yazım hatasından kaynaklandığı, eldeki davanın ise 19.03.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
5. Davaya konu 97 parsel sayılı taşınmazın 113.187,50 m², 106 parsel sayılı taşınmazın 73.281,25 m² yüzölçümüne sahip olduğu, davacının yüz ölçümünün çok daha geniş bir alanı kapsayacağını ve dava konusu taşınmazın bu büyüklükte bulunmasının olanaklı olmadığını bilebilecek durumda olduğu, dava konusu taşınmazları yıllarca kullandığı, devlet desteği aldığı, davacının bu kadar büyük bir hataya düştüğü inandırıcı bulunmadığı gibi 4721 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "durumun gereğine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyi niyet iddiasında bulunamaz" hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2023/5-16 Esas, 2025/36 Karar sayılı kararı karşısında davacının iyi niyetli olduğunun kabulü mümkün görünmediğinden iş bu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.