Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16067 E. 2026/2797 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16067
- Karar No
- 2026/2797
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1166 Esas, 2025/1745 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/32 Esas, 2023/321 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 22 73... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında ve kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedellerin düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa niteliğinde değerlendirilmesini, aksi kabul edildiği takdirde kapitalizasyon faizinin %3, objektif değer artışının en az %350 oranında alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın arta kalan kısmının kamulaştırılmasına yönelik herhangi bir taleplerinin bulunmadığını, taşınmazın arazi vasfında kabul edilmesi gerekirken arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, tek emsalin esas alınması doğru olmadığı gibi emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu halde değersiz görülmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planına göre karayolları koruma kuşağında kaldığı, belediye hizmetlerinden yararlandığı, kadastral parsel niteliğinde olduğu, 2018 yılı metrekare rayiç bedelinin 4,55 TL/m² olduğu, ayrıca Dairece Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sisteminden yapılan incelemedeki konumu dikkate alındığında arsa vasfında değerlendirilmesinde isabetsizlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda Tepekum Mahallesi 42 90... parsel sayılı taşınmaz emsal alınarak metrekare birim bedelinin 278,14 TL/m² olarak kabul edildiği, arta kalan kısmın bedeli toplam kamulaştırma bedeline dahil edilerek kamulaştırma bedelinin 3.988.374,62 TL olarak tespit edildiği, buna rağmen parselin tamamına yönelik tescil ve terkin hükmü kurulmayıp 12.103,63 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine hükmedildiğini, Dairenin 2022/3736 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın komşu parseli olan 22 73... parsel sayılı taşınmaz için 30.05.2018 tarihi itibarıyla metrekare birim bedelinin 319,39 TL/m² olarak tespit edildiği, tarafların temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/1863 Esas, 2023/8748 Karar sayılı kararı ile Daire kararının onandığı, Dairenin 2022/3946 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın komşu parseli olan 22 73... parsel sayılı taşınmaz için 30.05.2018 tarihi itibarıyla metrekare birim bedelinin 319,70 TL/m² olarak tespit edildiğinin görüldüğü, Dairece hükme esas bilirkişi heyeti raporunda İstiklal Mahallesi 5 98... parsel sayılı taşınmaz somut emsal olarak alınarak 320,71 TL/m² birim fiyatının belirlendiği, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, yukarıda emsal bildirilen komşu parsele göre bedelin uygun olduğu, kamulaştırılan kısım sonrasında arta kalan 2.235,82 m²lik alanda taşınmazın yüzölçümü ve geometrik durumu itibarıyla %10 oranında değer azalışı oluşacağı yönünde Dairede kanaat oluştuğu ve yapılan hesaplamayla 71.704,98 TL değer azalışı bedeline (Bu kısmın kamulaştırılan alana dahil edilmesi yönünde bir talep bulunmadığı da gözetilerek) hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda taşınmazın tamamının kamulaştırılmasına karar verilmesinin de doğru görülmediği, buna göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile dava konusu taşınmazın 12.103,63 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı idare lehine yol olarak terkinine, kamulaştırma bedelinin 320,71 TL/m² birim fiyatı üzerinden 3.881.755,18 TL, arta kalanda 71.704,98 TL değer azalışı olmak üzere toplam 3.953.460,16 TL olduğunun tespiti ile 34.914,46 TL'nin davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü ve şekli dikkate alındığında değer azalışı bedeline hükmedilmesinin hatalı olduğunu, değer azalışı oranının Bölge Adliye Mahkemesince resen belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yasal dayanağının kalmadığını, aksi kanaatte olunsa dahi karar kesinleştiğinde davalıya ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilen bedele bankaca faiz ödemesi yapıldığı hâlde, ayrıca faiz hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bu ödemenin zamanında yapılmamasından müvekkili idarenin sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca kamulaştırmadan arta kalan kısım için takdir edilen değer azalışı oranının düşük olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile yasal faiz işletilmesi nedeniyle enflasyon karşısında oluşan değer kaybının giderilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, bu nedenle kamulaştırma bedeline dava tarihinden geçerli olmak üzere kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumu dikkate alındığında uygulanan değer azalışı oranının makul olduğu sonucuna varılmıştır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.