Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15923 E. 2026/9425 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15923
Karar No
2026/9425
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3405 Esas, 2025/2101 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 1 04... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, davacı kurum tarafından ...-... yolunun genişletilmesi kapsamında 2012 yılında taşınmazın kamulaştırılmasına karar verildiği, müvekkili ile davacı kurumun bedel hususunda anlaşamadığı, davacı kurum tarafından kamulaştırma davası açılmadığı, müvekkili tarafından dava konusu taşınmazın ticari faaliyet alanı olarak kullanıldığı ve yıllık 75.000 TL kira getirisinin olduğunu, kamulaştırma bedelinin tespitinde alanın zirai alan olarak değil ticari alan olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalıya ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu beyanla istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın arsa olduğunu, bedelinin düşük belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline enflasyon oranları altında olmayan bir faiz ödenmesine karar verilerek yerel mahkeme kararının bozulması, Anayasa Mahkemesi güncel kararlarında da kamulaştırma bedeline sadece ... faiz işletilmesinin doğru olmadığı, munzam zararında karşılanması gerektiğine hükmedildiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; belediye imar sınırları dışında, mücavir alan ve meskun mahal haricinde kalan taşınmazın arazi vasfında kabul edilmesinde, arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu doğrultusunda değer belirlenmesinde, münavebe ürünlerinin net gelirinin, brüt gelirin 1/2'si ile 1/3'ü aralığında belirlenmesinde, taşınmaz üzerinde sulu tarım yapılması sebebi ile kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak belirlenmesinde ve davanın niteliğine göre davacı idare yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması tespit edilen bedelin derhal ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve fazla bloke edilen bedelin davacı kuruma iadesi için kararın kesinleşmesi gerektiğinin belirtilmesi hususları hatalı olup bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde bulunan "yasal faiziyle" ibaresinin çıkartılarak yerine "kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz" ibaresinin yazılması, (4-a)numaralı bendinde bulunan "karar tarihi olan 08/02/2023 tarihine kadar işleyen yasal faizi ile" ibaresinin çıkartılarak yerine "karar tarihi olan 08/02/2024 tarihine kadar işleyen kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz" ibaresinin yazılması, (4-b)numaralı bendinde bulunan "bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına ve karar kesinleştiğinde kesinleşen karara göre" ibaresinin çıkartılarak yerine" dava tarihinden karar tarihi olan 08/02/2024 tarihine kadar işleyen kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiziyle" ibaresinin yazılması, (6 ) numaralı bendinde bulunan "karar kesinleştiğinde davacı idareye iadesine" çıkartılarak yerine "davalılar tarafından bankadan çekilmişse, varsa çekilme tarihine kadar işlemiş neması ile birlikte davalılardan hisseleri oranında alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse davacı idareye iadesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/15923, K. 2026/9425, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-15923-e-2026-9425-k-e79720c3d13f