Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1586 E. 2025/13571 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1586
Karar No
2025/13571
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/465 Esas, 2024/2580 Karar ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/385 Esas, 2023/837 Karar

Taraflar arasındaki dava konusu taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonrası İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Yalova ili, Çiftlikköy ilçesi, ... köyü 1 19... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının Mahkeme kararı ile iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, mülkiyet hakkı ihlal edildiğinden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca zararının tazminini talep etmiştir.

2. Birleştirilen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının mülkiyetinde bulunan Yalova ili, Çiftlikköy ilçesi, ... Köyü .... Mevkii 1 19... parselde kayıtlı taşınmazın tapusunun orman tahdit sınırları içerisinde kaldığından bahisle Orman Genel Müdürlüğü'nce Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/246 Esas sayılı dosyası ile iptale dildiğini, kararın 11.09.2018 tarihinde kesinleştiğini, Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/525 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtıklarını, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verildiğini, kararın istinaf edilmiş olması nedeniyle kaldırıldığını ve dosyanın 2022/385 Esas numarası aldığını, alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değerinin 810.663,05 TL olarak belirlendiğini, Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 238.460,61 TL üzerinden ıslah edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 572.202,44 TL'nin davalıdan tahsil etmek üzere bu davayı açtıklarını belirterek, iş bu davanın Yalova 3 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/385 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz orman olması nedeniyle imar planı sınırları dışında olup belediye hizmetlerinden yararlanmadığı halde arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, tazminat şartlarının oluşmadığını, emsalin uygun olmadığını, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasında 5 kat değer farkının objektif ve somut delillerinin belirtilmediğini, dava konusu taşınmaz ile emsalin emlak vergi değerlerinin karşılaştırılmadığını, ıslah suretiyle arttırılan alacağın faiz başlangıç tarihi ıslah tarihi olarak belirlenmesi gerekirken tapu iptal kararının kesinleşme tarihi olarak esas alınmasının hatalı olduğunu, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece 17.07.2020 tarihinde verilen 2018/525 Esas sayılı karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine yapılan incelemede dava konusu yerin vasfı konusunda eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılarak, eksik incelemenin giderilerek yeniden hüküm verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderildiği, mahkemece eksiklikler giderilerek taşınmazın arsa vasfına uygun yeniden rapor alınarak asıl davanın ve birleştirilen davaların kabulüne karar verildiği, taşınmazın arsa vasfına göre kıyası emsal yöntemine uygun eksik ve üstün yönleri kıyaslanarak taşınmazın değeri belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmesinde, davanın niteliğine göre davacı yararına nispi vekâlet ücreti tayin ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumet, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmaza arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, düzenleme ortaklık p ayı kesintisi yapılmamasının doğru olmadığını, davaya kusuruyla sebebiyet vermeyen müvekkili idare aleyhine harç ve nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık asıl dava 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine, birleştirilen dava ise asıl davada saklı tutulan bedele ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazın 1971 yılında tapulama ile dava dışı ... adına tespit ve tescil edildiği, davacı tarafından üzerinde şerh olmaksızın 1997 yılında satın alma yoluyla edinildiği, Orman İdaresi tarafından dava konusu taşınmaz hakkında açılan dava sonucunda Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/246 Esas, 2018/267 Karar sayılı kararı ile davacı adına olan tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 11.09.2018 tarihinde kesinleştiği, 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açtığı anlaşıldığından 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği tazminat hakkı doğduğunun kabulü doğrudur.

3. Yargıtay tarafından benimsenen Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 tarihli ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca taşınmazın arsa sayılabilmesi için imar planı içerisinde iskan sahası olarak ayrılmış bulunması, imar planı dışında ise belediye mücavir alan sınırları içinde kalıp meskun yerler arasında bulunması ve belediye hizmetlerinden yararlanması gerekmektedir.

4. Bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, dosyaya alınan İl Özel İdaresi cevabi yazısı yetersiz olup, öncelikle dava konusu taşınmazın arsa mı, arazi mi olduğunun belirlenmesi gerekir. Bunun için de taşınmazın değerlendirme tarihinde belediye imar planı içinde olup olmadığı, imar planı içerisinde ise tarihi, ölçeği ve türü (1/1000, 1/1500, 1/25000 uygulama, nazım...) araştırılarak, 1/1000 ölçekli İmar Planı içerisinde olmadığının tespiti durumunda belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun mahal olup olmadığı hususları Belediye Başkanlığından ayrıntılı olarak sorulup, alınacak yazı cevabına göre, taşınmazın vasfı belirlendikten sonra taşınmazın niteliğine göre oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde keşif yapılarak;

a) Arsa ise 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca yakın tarihte satışı yapılan emsallerle dava konusu taşınmazın üstün ve eksik yönleri belirtilmek suretiyle mukayese yapılıp dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen 2018 yılı emlak vergisine esas olan metrekare değerleri de ilgili Belediye Başkanlığından istenip, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden ve dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihinde, bilirkişi kurulunca somut emsal kabul edilecek taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup düzenleme ortaklık payı düşülüp düşülmeyeceği hususunda bilirkişi raporu denetlenerek,

b) Tarım arazisi ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca; o yörede mutad olarak ekilen münavebeli ürünleri ve münavebeye alınan ürünlerin dekar başına verim miktarları İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2018 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg satış fiyatlarının da ilgili resmî kuruluşlardan sorulmasından sonra taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre varsa objektif değer artırıcı unsurlarda gözetilmek suretiyle bedel belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile açıklanan hususlarda değerlendirme yapılmadan taşınmaza arsa olarak değer biçen rapor doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1586, K. 2025/13571, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1586-e-2025-13571-k-4da2757a8cf6