Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/813 E. 2025/13063 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/813
Karar No
2025/13063
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/367 Esas, 2024/505 Karar KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan inceleme ve işlem sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, Sapanca ilçesi, ... Mahallesi 182 parsel sayılı taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tapusunun mahkeme kararıyla iptal edildiğini belirterek uğranılan zararın faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat koşullarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.05.2014 tarihli ve 2013/215 Esas, 2014/185 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; mahallinde yapılacak keşif ile dava konusu taşınmazın niteliği net olarak belirlenip tapu iptali ve tescil kararının kesinleşme tarihi itibarıyla değer biçilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B.Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 26.09.2019 tarihli ve 2018/7 Esas, 2019/466 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; ... Belediye Başkanlığı'nın 11.01.2019 tarihli cevabına göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında orman alanı olan dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu ve bu niteliği esas alınarak dava tarihi olan 01.08.2013 tarihi itibarıyla değer biçilmesi gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaza arazi niteliği ile değer biçildiğinden rapor inandırıcı bulunmayarak yeniden alınacak rapor sonucuna göre, usuli kazanılmış hak ilkesine de riayet edilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan ve Hazine harçtan muaf olduğu hâlde aleyhine harca hükmedilmesi, hem temlik eden tapu maliki ... hem de temlik alan ... gerekçeli karar başlığında davacı olarak gösterildiği hâlde, infazda tereddüte yol açacak şekilde tespit edilen tazminat bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, harç yönünden hatalı hüküm kurulduğunu, vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Bozma sonrası dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim bedelinin, ilk karar ile hükmedilen metnekare birim bedelinden daha yüksek olduğu ve ilk karara karşı davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulmadığı anlaşıldığından ilk karar ile hükmedilen metrekare birim bedelinin davalı Hazine lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, taleple sınırlı olarak taşınmazın birinci bozma öncesi bedeline hükmedilmesi sonucu itibarıyla doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın aynı temyiz sebeplerini Dairemizin bozma kararı öncesinde sunduğu dilekçelerinde de belirttiği, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/813, K. 2025/13063, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-813-e-2025-13063-k-d5886fc32ff6