Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15830 E. 2026/2717 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15830
- Karar No
- 2026/2717
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2211 Esas, 2025/2995 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/90 Esas, 2023/1171 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 101, 90, 91, 92, 93, 94... parsel sayılı taşınmazların, kamulaştırılan kısımlarının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların imar planlı alanda olup tüm belediye hizmetlerinden yararlandığını, Organize Sanayi Bölgesi Gelişme alanı ve meskun mahal içerisinde aynı zamanda arsa niteliğinde olduğunu, kısmen el atılan taşınmazlarda büyük oran ve miktarlarda değer düşüklüğü oluştuğunu, taraflarınca açılan ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/290 Esas dosya sayılı “kamulaştırma olmaksızın el koymadan kaynaklı tazminat ve ecrimisil talepli” davanın huzurdaki dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, net gelirin yüksek giderlerin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporunun hatalı düzenlendiğini, objektif değer artışı oranının yüksek belirlendiğini, mevcut irtifaklar nedeniyle oluşan değer düşüklüğünün olması gerekenden az belirlendiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının nazara alınmadığını, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazlara uygun emsal seçilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar Dairenin 18.01.2023 kararı ile dava konusu taşınmazların arsa vasfında sayılması gerektiği belirtilmiş ise de, dava konusu taşınmazlara sınır komşusu olan aynı yer ... Mahallesi 106 parsel sayılı taşınmazın arazi (zeytinlik) vasfında sayılmış olmasının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/5841 Esas, 2024/10665 Karar sayılı kararıyla uygun görülmüş olması nedeniyle dava konusu taşınmazların da arazi olarak kabul edilmesi gerektiğini, Dairece dosya içinde yer alan 2020 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün maliyet verilere göre kamulaştırma bedelinin tespitine yönelik hesaplama yapılması mümkün olduğundan, usul ekonomisi de dikkate alınılarak, bu hususta ek rapor alınmadan dava konusu eski 101 parsel sayılı taşınmazın kiraz ve zeytin bahçesi, diğer taşınmazların sulu bağ kabul edilerek değerlendirme yapıldığı ve kamulaştırmadan arta kalan kısımlarda oluşan değer düşüklüğüne ilişkin bilirkişi heyetinin 25.02.2021 tarihli raporundaki oranların uygun olduğunun kabulü ile istinaf başvurularını kısmen kabul ederek, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma kanununda faiz hükmünün yasal dayanağı kalmadığından bu yönde verilen kararın hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline faiz işletilmemesi gerektiği hususunu ilave etmek suretiyle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin çok düşük belirlendiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların arsa niteliğinde olduğunu, arazi olarak değerlendirilmesi halinde de yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ve ek rapor dahi alınmadan yeni hüküm tesis edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, objektif değer artışının düşük hesaplandığını, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının düşük belirlendiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımlar için değer düşüklüğü tespitinin yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.