Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16804 E. 2026/2715 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16804
Karar No
2026/2715
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/74 Esas, 2025/86 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/1 Esas, 2025/70 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... köyü1 42... (eski 300) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece belirlenen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, bölgedeki taşınmazların metrekare birim fiyatının belirlenenin çok üstünde olduğunu, taşınmazın ... merkeze yakın belediye alt yapı hizmetlerinden yararlanmakta olduğunu, taşınmazın üstünde bakıcı evi ve kümes bulunmakta olup değer tespiti yapılırken bu hususların da dikkate alınması gerektiğini, taşınmazın gerçek değerin tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fahiş ve hatalı hesaplama yapıldığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapora yapılan itirazların dikkate alınmadığını,bilirkişi raporunda ürünlerin net gelirinin yüksek hesaplandığını, objektif değer artış oranının yüksek uygulandığını ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, 2019 yılı verilerine göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu, değer tespitin rapor tarihi itibarıyla yapılması gerektiğini, meyve bahçesi ve zeytin bahçesi olan kısımların tespit edilen bedelinin düşük olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kısmen sulu kapama zeytinlik, kısmen sulu kapama karışık meyve bahçesi, kısmen sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metoduna göre değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi, taşınmazın vasfı, konumu, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve aynı bölgeden intikal eden dava dosyaları gözetilerek kapitalizasyon faizinin % 4 oranında alınmasında, gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına % 300 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, taşınmaz üzerinde bulunan yapıya aynı kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca biçilen değerde bir isabetsizlik görülmediği ancak zeytin ürününün üretim masrafı, brüt gelirinin 1/3'ünün altında kalacak şekilde alınarak hesap yapılması doğru görülmemesi, taşınmaz üzerindeki muhtesatın davacı idareye aidiyetine dair hüküm kurulmaması ve dava konusu taşınmazın tüm takyidatlardan ari olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, takyidatlardan ari olacak şekilde hüküm kurulmamasının isabetli bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, davalı idarenin zeytin gelirine ilişkin hesaplamaya herhangi bir itirazı söz konusu değilken istinaf mahkemesinin masrafı gelirin 1/3 olarak hesaplamasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, ürünlerin fiyat ve veriminin nasıl belirlendiğinin anlaşılamadığını, geçit hakkının değer düşüklüğünün hatalı uygulandığını, objektif değer artışının düşük hesaplandığını, bilirkişi raporunda 2019 yılı verilerine göre hesap yapılmasının doğru olmadığını hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal araştırmasının yapılmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kısmen sulu kapama zeytinlik, kısmen sulu kapama karışık meyve bahçesi, kısmen sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16804, K. 2026/2715, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16804-e-2026-2715-k-d15b1e753231