Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1545 E. 2025/15145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1545
Karar No
2025/15145
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1650 Esas, 2024/1802 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/24 Esas, 2024/82 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davada dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 324 parsel sayılı taşınmaza davalı idareler tarafından hukuken el atılması nedeniyle belirlenecek tazminatın el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yapılan yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili asıl ve birleştirilen davada cevap dilekçelerinde özetle; haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın usulden reddine, mahkeme esasa girecekse davanın esastan reddine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine; eğer mahkeme aksi kanaatte ise dava konusu taşınmazın müvekkili kurum adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili birleştirilen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/82 Esas, 2023/225 Karar sayılı dava dosyasında cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın süresinde olmadığını, süre yönünden itiraz ettiklerini, davacının tüm istemlerinin zamanaşımına uğradığını, kabulünün mümkün olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise açıklanan nedenlerle işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili birleştirilen Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/82 Esas, 2023/225 Karar sayılı dava dosyasında cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, haksız, asılsız, gerçeğe ve hayatın olağan akışına ters iddia ve beyanlardan müteşekkil olup, aleyhe hususları kabul etmediğini, dava konusu taşınmazın müvekkili idarenin sorumluluğunda olmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, kötü niyetle açılan işbu davanın öncelikle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise açıklanan nedenlerle işbu davanın esastan reddine, kabul anlamına gelmemekle birlikte taşınmazın tapudaki takyidatlarının (haciz, ipotek vs.) bedele yansıtılmasına, konuyla ilgili her türlü dava ve talep haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda takdir edilen bedelin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, dava konusu taşınmazın son derece değerli ve şehrin ticari, ekonomik ve kültürel bakımdan üstün merkezlerine çok yakın konumda olduğunu, dava konusu taşınmazın düz bir zemine sahip olması, imar durumunun inşaata elverişli olması ilde bu taşınmazlara olan talebi fazlası ile artırdığını, ancak yapılacak kamulaştırma ile müvekkillerin büyük zarara uğrayacağını, bu nedenle taşınmaza 8.070,00 TL/m² ve 8.299,13 TL/m² takdirinin hukuka uygun olmadığını, özellikle dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede, çok yakın mesafede bulunan ve Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/32 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmaz olarak yer alan 342 parsel sayılı taşınmazın metrekaresine dava tarihi 16.01.2023 tarihi itibari ile 9.019,41 TL/m² takdir edilmiş iken, işbu dava dosyasında takdir edilen bedelin yeknesaklığı sağlamadığını, dava tarihinden sonra müvekkillere ödenecek faiz dikkate alındığında taşınmazın gerçek değerine ulaşılamayacağından Anayasa’nın 46 ncı maddesinde yer alan taşınmazın gerçek değeri üzerinden kamulaştırma yapılması yönündeki güvencenin ihlal edildiğini, Mahkemece kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine maktu vekâlet ücretine takdir edilmiş ise de bu hususun usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Birleştirilen 2023/82 Esas sayılı dosya davacısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davaya konu taşınmaza takdir edilen bedel düşük olup, rapora itirazların değerlendirilmeden karar verilmesinin hukuka, hakkaniyete uygun olmadığını, üniversitenin hemen yanıbaşındaki taşınmazın metrekaresine 8.196 TL bedel takdir edilmesinin kabul edilemeyeceğini, dosyanın farklı bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek yeniden rapor aldırılması gerektiğini, Mahkemenin 1983 sonrası hukuki el atmanın gerçekleştiği tespitinin doğru olduğunu, konu davalar bakımından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) bakıldığında harcın maktu olduğunu, ancak vekâlet ücretinin de maktu olduğuna dair kanunda hüküm bulunmadığını, bu davaların niteliği gereği ve 2942 sayılı Kanunun'da vekâlet ücretinin maktu olacağına dair özel düzenleme kapsamında bulunmadığından Yerel Mahkeme kararı vekâlet ücreti yönünden kaldırılarak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2547 sayılı Kanun'un kapsamında kurum harçtan muaf olduğundan kurum aleyhine harç tahsiline karar verilmemesi gerektiğini, dava dilekçelerinde ilgili parsellere yönelik Trabzon İdare Mahkemesinde açılan davada verilen kararın kesinleşmediğini, davanın derdest olduğunu, davacıların dava konusu taşınmazdaki hisseleri miras yoluyla intikal etmiş olup, elbirliğiyle malik olduklarını, hüküm gerekçesinde zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gerekçesiyle her bir davacı için ayrı ayrı maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, imar planında taşınmazın üniversite sahası içerisine alınması işlemi üniversiteye ait bir işlem olmadığı gibi, üniversitenin imar planı değişikliği yapma yetkisinin de olmadığından idareye husumet yöneltilmesi ve aleyhe hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ödenek bulunmadığından kamulaştırma işleminin yapılamayacağını, 2942 sayılı Kanun'un geçici 6 ncu maddesine göre uzlaşma usulünün uygulanması dava şartı olup, davanın dava şartı yokluğunun dikkate alınmadığını, kesinleşen son imar planı askı ilan tarihine göre davanın süresinde açılmadığını, dava konusu yeri de içine alan ... planının çok kere iptal edildiğini ve değişikliğe uğradığını, davacıların çıkarılan imar planlarına itirazlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, emsal seçiminin hatalı olduğunu, taşınmazın el atma tarihindeki niteliğine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, bu hususta araştırma yapılmadığını, kök rapordaki hataların tekrarı niteliğinde ek rapor hazırlandığını, yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

4.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumete yönelik itiraz ettiklerini, taşınmazın değerleme tarihinin hatalı olduğunu, Trabzon İdare Mahkemesinin 2021/116 Esas, 2021/1065 Karar sayılı dosyası ile işbu dava aynı ada - parsel için açılmış olup dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedel TÜİK verilere göre güncellenerek dikkate alınması gerektiğini, bilirkişiler tarafından taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın yıpranma bedeli ve eksik imalat oranının düşük hesaplandığını, muhdesatın sıvasız ve boyasız bir halde olup 2. katı kullanıma elverişli olmadığını, bu nedenle eksik imalat ve yıpranma payına dair yapılan itirazların kabulüne ve itirazları karşılar nitelikte bir ek rapor düzenlenmesine, yerel mahkeme tarafından birlikte dava açan taraflar adına ayrı ayrı değil de tek maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından hükmedilen faizin başlama tarihinin hatalı olduğunu, ıslah dilekçesinin tebliğ tarihinin dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

5. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda müvekkili belediyenin yol çalışması yapmadığından fiili el atmadan söz edilemeyeceğini, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlar değerlendirilmeden karar verildiğini, metrekare birim fiyatının fazla takdir edildiğini, emsalin uygun emsal olmadığını, Fen raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini dava konusu taşınmazla emsalin eksik ve üstün yönlerinin puanlama usulüne göre değerlendirilmediğini, davacıların taşınmazın bir kısmına malik olduklarını tescil kararı verilirken bu hususun nazara alınmadığını, park alanının davalı ... adına tesciline değil terkini yönünde karar verilmesi gerektiğini, takyidatların bedele yansıtılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine asıl ve birleştirilen dosyalar dava tarihleri nazara alınarak 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince ... Mahallesinde bulunan 27 43... parsel sayılı taşınmazın 24.04.2017 tarihli satışının kıyasi emsal alınarak üstün ve eksik yanları gösterilerek, taşınmazın üzerindeki yapıya ise resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek, taşınmaz üzerinde mevcut fındık ağaçlarına kapama özellik göstermesine göre kaim yöntemle değer değer biçilmesinde, takyidatların bedele yansıtılmasında, davacılar payı gözetilerek tescil hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı; ancak kamuya tahsis edilen dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'de vekâlet ücreti yönünden düzenleme yapılmadığı, tasarıda yer alan vekâlet ücretinin de maktu olması gerektiği yönündeki düzenlemenin kanun metninden çıkarıldığı nazara alınarak hükmedilen tazminat bedeli üzeriden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi, dava konusu taşınmaz tek olup, davacılar yönünden aynı hukuki nedene dayalı olarak açılan davalar bakımından kabul edilen miktarların toplamı üzerinden davacı yararına tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından bahisle her bir davacı yönünden aynı hukuki sebebe dayalı olarak açılan davalar yönünden davacılar vekili lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmiş olması (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin benzer bir olay için verdiği 2022/12414 Esas, 2023/1793 Karar sayılı kararı), doğru bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin bu yön itibarıyla istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, maktu vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş vekâlet ücretinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatlları uyarınca maktu olarak verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, vekâlet ücretinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatları uyarınca maktu olarak verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Başkanlığının tüm, davalı ... ve ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Hukuken kullanımı kısıtlanan dava konusu taşınmazda davacıların payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... Başkanlığının tüm, davalı ... ve davalı ... Başkanlığıvekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı ... ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; vekâlet ücretlerine ilişkin (22) numaralı bendinde bulunan " 181.720,72", (24) numaralı bendinde bulunan "142.690,56 " sayılarının çıkarılması, yerlerine ayrı ayrı “ 17.900,00 TL ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1545, K. 2025/15145, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1545-e-2025-15145-k-a2fc91ae86c6