Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1559 E. 2025/15584 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1559
Karar No
2025/15584
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2504 Esas, 2024/2410 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/129 Esas, 2024/75 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ... ilçesi, ... köyü 1401 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece kıymet takdir raporu ile tespit olunan bedelin son derece düşük kaldığını ileri sürerek kamulaştırma bedelinin Mahkeme tarafından tespit edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kuru tarla olduğu dikkate alınarak arta kalan kesimde değer düşüklüğünden bahsedilebilmesi için makineli tarımın yapılmasının imkansız olması ve geometrik durumunun tarım yapılmasına imkan vermemesi gerektiğini, oysaki yapılan araştırmalarda böyle bir durumun mevcut olmadığını, bilirkişi raporlarında da bu hususta detaylı araştırma ve inceleme yapılmadan değer düşüklüğü verilerek bedelin fahiş olarak arttırıldığını, İlk Derece Mahkemesince verilen son kararla belirlenen ve kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 711.039,87 TL'nin 504.122,88 TL'si için dava tarihinden 4 ay sonrası olan 06.07.2019 tarihinden ilk karar tarihi olan 07.02.2020 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ve fark bedeli olan 206.916,99 TL için ise 06.07.2019 tarihinden son karar tarihi olan 07.03.2024 tarihine kadar işleyecek yasal faizine hükmedilmesi gerekir iken tüm bedele dava tarihinden itibaren son karar tarihine kadar faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde kabul edilmesinde, taşınmazın bulunduğu bölgede yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan buğday, nohut ve kavun ürünlerinin münavebeye alınmasında, davaya konu taşınmazın kuru vasfına ve Yargıtay içtihatlarına uygun olarak kapitalizasyon faiz oranının %5 olarak uygulanmasında objektif değer artışı ile birlikte sonuç metrekare birim değerinin 29,03 TL olarak tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak İlk Derece Mahkemesince ilk karar ile tespit edilen kamulaştırma bedeline ilk karar tarihine kadar ikinci karar ile tespit edilen kamulaştırma bedelinden ilk kararda ödenmesine karar verilen bedelin mahsubu ile oluşan fark bedele ikinci karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek ve idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3.Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.

4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1559, K. 2025/15584, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1559-e-2025-15584-k-e8669350bab4