Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14863 E. 2026/10603 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14863
Karar No
2026/10603
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2423 Esas, 2025/1709 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/580 Esas, 2024/1018 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 4 44... parselde bulunan taşınmazda davalıların yönetim ve denetim kurulu üyeleri olduklarını, yönetimin yangın merdivenlerine 50-60 litrelik plastik çöp kovaları koydurduğunu, bu durumun yönetim planına, kat malikleri kurul kararlarına aykırı olduğunu, yıllardır bu şekilde sürdürüldüğünü, yangın merdivenleri ortak alan olup ilgili yerlere de şikayetlerin yapıldığını, çöp kovası vb gibi eşya konulmasının hatalı olup kaçış merdivenlerinin kullanıma uygun şekilde boş bırakılması gerektiğini, belirterek maddi ve manevi tazminat, müdahalenini önlenmesi ve eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sebep olduğu, davacının zarar gördüğü ve eski hale getirilmesi gereken bir durum olmadığı gibi, ortada mevcut bir el atmadan bahsedilemediğinden el atmanın önlenmesinin de talep edilemeyeceğini, herhangi bir haklı ve hukuki gerekçe olmaksızın müvekkiline davanın yöneltildiğini, davanın öncelikle usulden, yargılamaya devam edilecekse de haksız ve kötüniyetli davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın aidat borçlarını ödemediği ya da eksik ödediği ve daha sonra eksik ödediği miktarları gecikme tazminatı ve dava masraflarıyla daha fazla ödemek zorunda kaldığı için haksız ve kötü niyetli olarak bu davayı açtığını belirterek davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi gereğince 28.03.2024 tarihli 4 nolu celsede ara karar ile işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından 28.03.2024 tarihli dilekçe ile yenilendiği, davacı vekilinin 10.12.2024 tarihli 5 nolu duruşmaya mazeret dilekçesi sunduğu, mazeret dilekçesinin belgelendirilmediğinden mazeretin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, 6100 Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. denildiğini ancak e-duruşma talep edilirken e-duruşma ekranına bağlanılamaması halinde mazeretli sayılması konusunda beyanda bulunduğunu, akabinde duruşmanın olduğu tarih olan 10.12.2024 tarihinde Savaştepe Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan şahsi dosyada ifadede hazır bulunacağından e-duruşma talep ettiğini, adliyede bulunduğu sırada e-duruşma çağrısına telefon çekmemesi sebebiyle bağlanamadığını, bu nedenle geçerli mazeretin iş sebebiyle olmasından dolayı davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 13.04.2021 tarihinde davacı tarafından açıldığı, davacı vekilinin ön inceleme duruşmasından önce vekaletnamesini sunduğu, 28.09.2022, 08.02.2023, 18.10.2023 tarihlerinde mazeret dilekçesi verdiği ve mahkemece mazeretin kabulüne karar verildiği, 18.10.2023 tarihli celse de ön inceleme duruşmasının yapılamaması nedeniyle mazeretin son kez kabul edildiğinin belirtilerek mazeretin kabul edildiği, 28.03.2024 tarihli celseye de mazeret verildiği, mahkemece dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi gereğince 28.03.2024 tarihli 4 nolu celsede ara karar ile işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından 28.03.2024 tarihli dilekçe ile yenilendiği, davacı vekilinin 10.12.2024 tarihli 5 nolu duruşmaya da mazeret dilekçesi sunduğu, mazeret dilekçesinin belgelendirilmediğinden mazeretin reddine karar verildiğinin anlaşıldığı, 28.03.2024 tarihli celsede mahkemece yapılan işlemde usul ve kanuna aykırı bir durum olmadığı gibi davacı vekili tarafından işlemden kaldırılma kararına karşı o tarihte eski hale getirilmesi talep edilmesi üzerine taraflara yeni duruşma günü tebliğ edilerek yargılamaya devam edildiği de anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/14863, K. 2026/10603, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-14863-e-2026-10603-k-b09e43bce49a