Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1266 E. 2026/253 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1266
- Karar No
- 2026/253
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/800 Esas, 2023/2030 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/391 Esas, 2023/34 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacılar ..., ..., ..., ..., ... payları yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davacılar ..., ..., ..., ..., ... payları yönünden davalı idare vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin davacılar ..., ..., ..., ..., ... payları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin kendi adlarına ve murisleri adlarına kayıtlı olan ..., ..... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmaza davalı idareler tarafından kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atılarak yol ve koruma bantları haline getirildiğini ileri sürerek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen taşınmazın ana arter üzerinde bulunması sebebiyle belediyelerinin bir bağlantısı bulunmadığını savunarak davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir,
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz 10.949.00 m² yüzölçümlü olup 8.589 m²sinin arsa, 2.360.00 m²sinin fiili yol olarak kamulaştırılmış olduğunu, taşınmazın 8.589.00 m²lik kısmına bedel takdiri yapıldığını, ....'in 11 93... parseldeki 1/2880 payı ve 40/72 00... .09.1975 tarihli ve 8373 yevmiye ile idareleri adına yola terkin edilmiş olduğunu, bedelinin kendisine ödendiğini, terkin işleminin tapu siciline işlenmeyerek ifrazen oluşan 31 parselde ...'in yeniden 1/2880 pay ile hisselendirilmiş olduğunu, davacılardan ... adına ... . Noteriliğinden 02.10.1974 tarihli ve 27922 sayılı noter tebligatı gönderilmiş olup idareleri tarafından taşınmazda 340 no.lu bina malikleri ... (1/2) ve.... (1/2)'ya ait bina bedeli ve arsa bedelinin tenkisi için Kadıköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1974/1047 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olduğunu, taşınmaza mahkeme kararı ile istimlak şerhinin tescil edilmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen metrekare birim bedelinin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki niteliğine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, emsallerin uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarı ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın kök hali 11 93... parsel sayılı taşınmaz iken davalı ... Müdürlüğünün 11.02.1974 tarihli kamu yararı kapsamında taşınmazın 10.949.00 m²lik kısmının kamulaştırılmasına karar verildiği, 8.589.00 m²lik kısmına bedel takdiri yapıldığı, kalan 2.360.00 m²lik bölüme ise 221 sayılı Kanun kapsamında kaldığından bahisle bedel takdiri yapılmadığı anlaşılmıştır. Kamulaştırma tarihindeki malikler adına düzenlenen kamulaştırma noter tebligatları usulsüz olduğundan 8.589.00 m²lik kısım yönünden davacı ... dışında kalan davacılar yönünden işin esasına girilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı ... bakımından yapılan incelemede ise adı geçen davacıya karşı davalı ... tarafından Kadıköy 1. Asliye Hukuk Hakimliğinin 1974/1047 Esas, 1975/914 Karar sayılı kararı tenkisi bedel davası açıldığı ve davalı ...’in kendisini bu yargılama sırasında vekille temsil ettirdiği gözetildiğinde davalı ...’in tenkisi bedel davasına konu olan 8.589.00 m²lik kısımdan hissesine (17/5760) isabet eden bölüm yönünden kamulaştırma işleminin kesinleştiği ve hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından davanın reddi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
4. Dava konusu 11 93... (eski 11 93... ) parsel sayılı 10.561.00 m² yüzölçümlü taşınmazın 2.360.00 m²lik bölümü yönünden 221 sayılı Kanun kapsamında kaldığı iddiası ileri sürüldüğünden bu hususta araştırma yapılarak dava konusu taşınmazın bu bölümüne hangi tarihte el atıldığı net bir şekilde tespit edilip, 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığının anlaşılması halinde, dava konusu taşınmazın ilk tedavüllerini gösterir kadastro tutanağı temin edilip taşınmazda ilk kadastro tespit çalışmalarının hangi tarihte yapıldığı belirlenip, ilk kadastro tutanağının 13.01.1963 tarihinden önce oluştuğunun anlaşılması halinde 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği hususu gözetilerek bu bölüm yönünden iki yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği denetlenerek davanın reddine karar verilmesi, şayet ilk kadastro tutanağının 13.01.1963 tarihinden sonra oluştuğunun anlaşılması halinde ise bu bölüm yönünden işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Davacılar ..., ..., ..., ..., ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı ... Vekilinin Davacılar ..., ..., ..., ..., ...'e İlişkin Temyizi Yönünden; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.