Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12632 E. 2026/4976 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12632
Karar No
2026/4976
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1581 Esas, 2025/1454 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/417 Esas, 2024/217 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesi karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 22 83... parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, taşınmazın tapu siciline güvenilerek murisleri tarafından satın alındığını, üzerine ağaçların dikildiğini, Orman Genel Müdürlüğü tarafından dava açıldığını ve taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına orman vasfı ile tescil edildiğini ileri sürerek müvekkillerinin mülkiyet hakkının kısıtlanmasından kaynaklanan zararlar sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yasal faizi ile birlikte şimdilik 20.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece belirlenen tazminat bedelinin düşük olduğunu ve müvekkillerinin gerçek zararını karşılamadığını, her bir müvekkili lehine hükmedilen bedel yönünden değerlendirme yapılarak kesin olarak hüküm kurulması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı oludğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konu taşınmazın tazminat bedelinin belirlenmesinde uygun yöntemin kullanılmadığını, Hazinenin harçtan muaf olmasına rağmen keşif giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelerden; taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesiyle bedelinin emsal taşınmazlara göre hesaplanmış olmasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği, Dairelerinin kaldırma kararına uygun olarak hükme esas bilirkişi raporunda somut emsal olarak kullanılan taşınmazla yapılan karşılaştırma tablosu sonucu taşınmazın 2017 yılı için 109,08 TL olarak tespit edilen metrekare birim fiyatının bölgenin piyasa rayiçlerine uygun olduğu ve Mahkemece harç ile yargılama giderlerinin doğru belirlendiği, Dairelerince İlk Derece Mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece belirlenen tazminat bedelinin düşük olduğunu ve müvekkillerinin gerçek zararını karşılamadığını, dava konusu taşınmazın değerinin eldeki dava tarihine göre belirlenmesi gerektiğini, emsalin uygun emsal olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12632, K. 2026/4976, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12632-e-2026-4976-k-dd2596d91821