Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15511 E. 2026/4977 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15511
- Karar No
- 2026/4977
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3155 Esas, 2025/1306 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/307 Esas, 2021/388 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ..., ... Mahallesi 69... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar kayyımı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın değerinin olduğundan fazla belirleyen bilirkişi raporunun dayanak alınmasının hatalı oludğunu, kamulaştırma bedeline uygulanan faizi kabul etmediklerini, davanın 4 aydan fazla sürmesine davacı idareninin sebebiye vermemesine rağmen idarenin cezalandırılır şekilde aleyhine faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüşür.
2. Davalılar kayyımı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, karar dayanak yapılan bilirkişi raporunun hatalı olup bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmaza belirlenen metrekare birim fiyatının aynı mevkiide bulunan taşınmazlara göre düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal kıyaslaması yapılamak suretiyle dava konusu taşınmazın emsal ile kıyaslanmak suretiyle belirlenen bedelden nitelikleri, konumları, yüzölçümleri ve vergi rayiç değerleri gözönünde bulundurularak %40 düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra 1264,00 TL/m² birim bedeli belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, tespit edilen bedelin bölge rayiçlerine uygun olduğu, kamulaştırma bedelinin dava tarihinden 4 ay sonrasından başlayacak şekilde faiz işletilmesinin uygun olduğu, kamulaştırma davalarının niteliği gereği davacı lehine vekâlet ücreti verilmemesi gerektiğinden kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar etmiş, ayrıca dava konusu taşınmazın her türlü takyidattan ari olarak tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar kayyımı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza belirlenen metrekare birim fiyatının aynı mevkiide bulunan taşınmazlara göre düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalılar kayyımı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dairemiz denetiminden geçen aynı mahallede bulunan, aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaza yakın konumdaki 69... parsel sayılı taşınmaza idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda 2016 tarihi itibarıyla 800,00TL/m² ve Eylül 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/580 Esas, 2017/129 Karar sayılı dosyasında 2.030,00 TL/m² değer biçildiği, 69... parsel sayılı taşınmaza idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda 2015 tarihi itibarıyla 600,00 TL/m² ve Eylül 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/578 Esas, 2017/78 Karar sayılı dosyasında 1.827,90 TL/m² değer biçildiği anlaşıldığından dava konusu taşınmaza Kasım 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.264,00 TL/m² değer biçen rapor inandırıcı olmadığından yakın konumda bulunan parsellere ilişkin bedellerden ayrılma nedenleri konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar kayyımı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalılar kayyımı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar kayyımından peşin alınan harcın istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.