Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17824 E. 2026/4980 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17824
- Karar No
- 2026/4980
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/35 Esas, 2025/259 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kütahya ili, ..., ... köyü 2819, 2820, 2823, 28 53... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini ve yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
2.Davacı idare vekili 07.10.2019 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 2823 parsel sayılı taşınmazın 1.481,48 m²sinin kamulaştırılması talep edilmiş ise de taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A uygulaması gördüğünü ve parselin tamamının kamulaştırma sahası içerisinde kaldığını ileri sürerek taşınmazın tamamının kamulaştırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların tamamının gerçek bedeli üzerinden kamulaştırılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/111 Esas, 2021/336 Karar sayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli ve 2022/506 Esas, 2023/290 Karar sayılı kararı ile Mahkemece iki verilen 15 günlük süreye rağmen kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden davanın usulden reddinin doğru olduğu gerekçesi ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası depo edilmesi gereken bedelin doğru hesaplanmadığı, bu sebeple fark bedelin bloke edilmesi yönünde süre verilmesine ilişkin ara kararın usulüne uygun olmadığı gibi sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden sonra 07.03.2023 tarihinde depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara uygulanan objektif değer artışını kabul etmediklerini, münavebeye alınan ürünlerin taşınmazın bulunduğu bölgenin özelliklerine uymadığını, alınan ürünlerin taşınmazın değerini yükseltmeye yönelik olduğunu, dava konusu taşınmazın geriye kalan kısmında değer düşüklüğü değil değer artışı olacağını, idare lehine vekâlet ücretine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; idarece depo bedelinin süresinde yatırılmaması sebebiyle kararın kesinleştiğini, ancak bozma sonrası dosyanın tekrar görülmesinin kesin hükmün varlığı ve hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiğini, dava konusu taşınmazların gerçek değerinin hesaplanmadığını, tüm ürünlerin üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanmasının hatalı olduğunu, objektif değer artış oranının yeteri kadar uygulanmadığını, dava konusu taşınmazların özelliklerinin göz ardı edildiğini, kısmi kamulaştırmadaki değer azalışı ve değer artışı hesabının hatalı ve eksik yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçesiz ve denetime elverişsiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.