Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12531 E. 2026/5047 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12531
Karar No
2026/5047
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/33 Esas, 2024/57 Karar KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına/Ret

Taraflar arasındaki tapu iptal tescil mümkün olmadığı takdirde tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tapu iptali tescil talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına tazminat talebi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar ... vd., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... Tapu Müdürlüğünün cilt 30... sayfa 1 69... , 25, 26, 27, 28 nolu; cilt 30... sayfa 1 75... nolu tapu kayıtlarının ... köyü 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 177, 187, 188, 202, 203, 204, 205, 206, 209, 210 parseller) müvekkilerinin murisi ... adına kayıtlı olduğunu, ... köyünde yapılan tapulama çalışmalarında taşınmazın gerçek kişi davalılar murisi ... ve eşi adına tapuya tescil edildiğini, miras yoluyla intikaller sonucu davalılara tapuda devirlerin yapıldığı, bir kısmının Hazine adına tapuya tescil edildiğini, davalı idarenin bu işlemlerde ihmali ve hatasının bulunduğunu, bu nedenle idarenin sorumluluğunun söz konusu olduğunu açıklayarak taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkileri adına hak doğuracak şekilde tapu kaydının düzeltilmesi mümkün değil ise belirlenecek rayiç bedeli üzerinden ihmali ve hatası bulunan idarenin sorumlu tutulmasını bu kapsamda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL tazminatın davalı idareden tahsilini istemiştir.

II. CEVAP 1.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;kadastro tespiti 1971 yılında kesinleştiğinden davanı reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili duruşmadaki beyanında davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.10.2015 tarihli ve 2014/546 Esas, 2015/410 Karar sayılı kararı ile dava tarihinde ölü olduğu anlaşılan ... ve ...'ya yönelik açılan tapu iptali ve tescil ile terditli tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine, tüzel kişiliği bulunmayan ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescil ile terditli tazminat davalarının pasif husumet yokluğundan reddine, Hazine aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının Hazinenin tapu maliki olmaması nedeni ile terditli tazminat davasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 ühcü maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddine, diğer davalılar aleyhine açılan tapu iptali ve tescil ile terditli tazminat davaları yönünden 130, 131, 133, 141, 142, 145, 146, 148 (ifrazla 276, 277, 278, 279, 280), 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155 (ifrazla 281, 282), 156, 157, 177 (ifraz ve tevhid ile 244, 245, 246), 187, 202, 206, 209, parsellere yönelik tapu iptali ve tescil davasının davalıların kayıt maliki olmamaları nedeni ile pasif husumet yönünden; terditli tazminat davasının 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddine, 132, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 143, 144, 147 (ifrazla 269, 270, 271), 158, 159, 160, 161, 162, 178 (ifrazla 241, 242, 243), 188, 203, 204, 205, 210, parsellere yönelik tapu iptali ve tescil ile terditli tazminat davalarının 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin 15.10.2015 tarihli ve 2014/546 Esas, 2015/410 Karar sayılı kararı kararına karşı süresi içinde davacılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; davacılar ... ve arkadaşlarının, mülkiyete ilişkin tapu iptali ve tescil talebi hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna göre, dava konusu 130, 131, 133, 141, 142, 145, 146, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 177, 187, 202, 206, 209, 132, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 143, 144, 147, 158, 159, 160, 161, 162, 178, 188, 203, 204, 2 05... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik davacılar ... ve arkadaşları vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazlar hakkındaki usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına, tazminat talebine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacılar, tapu iptali ve tescil bunun mümkün olmaması halinde tazminat isteminde bulunarak terditli dava açmış olup, Mahkemece davacıların hem tapu iptali ve tescil talebi, hem de tazminat talebi reddedildiği, 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilmiş olup, söz konusu hüküm mülkiyete ilişkin olduğundan, davacı tarafın tazminata ilişkin talebi yönünden uygulanması mümkün olmadığından davacı tarafın tazminat talebine ilişkin olarak, tazminat hukuku kuralları çerçevesinde tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptali tescil talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına tazminat talebi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan ... vd., ..., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar ... vd, ..., ... ve ... vekilleri temyiz dilekçelerinde ayrı ayrı özetle; dava konusu zararın zamanaşımına uğramadığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Kadastro sonucu, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan yüzölçümleri ve edinme sebepleri kadastro tutanaklarında yazılı 132, 134, 136, 144, 159, 178, 188, 2 05... parsel sayılı taşınmazlar, ..., ..., , ..., , ... ve ... adına; 209 parsel sayılı taşınmaz, ... adına; 157, 1 62... parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 135, 2 03... parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 158 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 156 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 148, 1 55... parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 149, 150, 151, 152, 1 53... parsel sayılı taşınmazlar ... ve ... adına; 146, 137, 1 38... parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 2 02... parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 161 parsel sayılı taşınmaz ...,...ve ... adına; 1 40... parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 130 parsel sayılı taşınmaz ...başı Köy Tüzel Kişiliği ve ... Köyü Tüzel Kişiliği adına; 142 parsel sayılı taşınmaz ... Köy Tüzel Kişiliği adına; 1 33... parsel sayılı taşınmaz ... adına; 139 parsel sayılı taşınmaz ... ve ... adına; 147 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 177 parsel sayılı taşınmaz ... adına ve 131 parsel sayılı taşınmaz ise ... adına, 20.02.19 79... .07.1971 tarihlerinde tespit ve tescil edildikten sonra, 1 30... parsel sayılı taşınmazlar tahsisen devir nedeniyle .... Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına; 131 parsel sayılı taşınmaz satın alma nedeniyle ... adına; 133 prasel sayılı taşınmaz miras taksimi nedeniyle ... adına; 141 parsel sayılı taşınmaz miras taksimi nedeniyle ... adına; 178 parsel sayılı taşınmazın ifrazı nedeniyle 2 42... parsel sayılı taşınmazlar ... ve ... adına; 146 parsel sayılı taşınmaz satın alma nedeniyle ... ve ... adına; 145 parsel sayılı taşınmaz miras taksimi nedeniyle ... adına; 157 parsel sayılı taşınmaz satın alma nedeniyle ... adına; 187 parsel sayılı taşınmaz satın alma nedeniyle ... ve ... adına; 202 parsel sayılı taşınmaz miras taksimi nedeniyle ... adına; 206 parsel sayılı taşınmaz satın alma nedeniyle ... adına; 209 parsel sayılı taşınmaz satın alma nedeniyle ... ve ... adına; 155 parsel sayılı taşınmazın ifrazı nedeniyle 2 81... parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 177 parsel sayılı taşınmazın ifrazı nedeniyle 244, 2 45... parsel sayılı taşınmazlar ... ve ... adına; 132, 134, 136, 144, 2 05... parsel sayılı taşınmazlar satın alma nedeniyle..., ..., ... ve .... adına; 135, 137, 138, 139, 140, 143, 160, 2 03... parsel sayılı taşınmazlar satın alma ve intikal nedeniyle ... ve paydaşları adına; 188 parsel sayılı taşınmaz satın alma nedeniyle ... ve ... adına; 1 61... parsel sayılı taşınmazlar satın alma nedeniyle ... adına; 158 parsel sayılı taşınmaz satın alma nedeniyle ... adına; 147 parsel sayılı taşınmazın ifrazı nedeniyle 269, 2 70... parsel sayılı taşınmazlar ... ve paydaşları adına ve 148 parsel sayılı taşınmazın ifrazı nedeniyle 276, 277, 278, 2 79... parsel sayılı taşınmazlar ..., ... ve ... adlarına tescil edilmiş tapulama tespitlerinin 30.03.1971 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 27.11.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

3. 3402 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "bu tutanaklarda belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" hükmü gereği dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren yaklaşık 43 yıldan fazla süre geçtiğinden aynî hakkın ileri sürülemeyeceği dolayısıyla bu hakkın kaybedildiği iddiasıyla tazminat da istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar ... vd, ..., ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Bir kısım davalılardan ve davacı ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12531, K. 2026/5047, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12531-e-2026-5047-k-2aa23dcc45bb