Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12626 E. 2026/4880 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12626
- Karar No
- 2026/4880
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1571 Esas, 2025/1371 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/186 Esas, 2024/163 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 inci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 375 parsel sayılı 14.240, 00... yüzölçümlü arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu ile 25 45... parsel numarasını alarak 25.11.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlemle 8.240, 28... yüzölçümü ile tapuya tescil edildiğini, taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen 6.000, 00... lik azalma nedeniyle davacının zarara uğradığını, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devletin sorumlu olduğunu ileri sürerek uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmazın paftasındaki ve zemindeki kullanım sınırlarında herhangi bir değişiklik olmayıp mülkiyet kaybından söz edilemeyeceğini, taşınmazın yüzölçümündeki azalmanın sehven hesap hatasından kaynaklandığını, tazminat talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hüküm altına alınan tazminat bedelinin çok düşük olduğunu, değerlendirmeye esas alına emsal taşınmaz satışının uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, hesaplamanın hatalı yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup denetlenemediğini, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, taşınmazın metrekare birim fiyatının oldukça yüksek belirlendiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, taşınmazın yüzölçümündeki azalmanın hesap hatasından kaynaklandığını, parsel sınırlarında eylemli bir değişikliğin olmadığını, fiziki sınırlarının değişmediğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini, davanın açılmasına davalı Hazinenin sebebiyet vermediğini, aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gibi harçtan muaf olmasına rağmen keşif ve sair harçlardan sorumlu tutulmasının da usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tapu kaydında kesinleşmiş bir düzeltmenin mevcut olmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 14.240, 00... yüzölçümlü olarak satın aldığı dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi ile yüzölçümünün 8.240, 28... ye düştüğü, anılan eksilmenin komşu 376 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün, davaya konu taşınmazın yüzölçümü olarak yazılmasından kaynaklandığı, taşınmazın sınırlarının değişmediği, taşınmazın yüzölçümündeki azalma nedeniyle davalı Hazinenin sorumluluğuna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının dava konusu 14.240, 00... yüzölçümlü taşınmaza 04.10.2002 tarihinde satış yoluyla malik olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucu taşınmazın yüzölçümünün 8.240, 28... olarak tespit edilip 25 45... parsel numarası ile davacı adına 25.11.2020 tarihinde tapuya tescil edildiği, tapu alanında 5.999, 72... lik azalma olduğu, aradaki farkın yazım hatasından kaynaklandığı, kadastro tespit tarihinden bugüne kadar parselin zeminde ve paftasında, gösterilen sınırlarında herhangi bir eylemli değişiklik olmadığı, fiilen tasarruf edilen sınırlar ile paftasındaki sınırların aynı olduğu, komşu taşınmazlarla sınır ihtilafının bulunmadığı, düzeltmeden komşu parsel maliklerinin etkilenmediği, davacı şirketin iştigal alanıyla ilgili dava konusu arsa niteliğindeki taşınmazı satın alırken, basiretli tacir olma yükümlülüğünün bir sonucu olarak aradaki hemen hemen yarıya yakın 5.999, 72... lik alan farkını bilebilecek, ayırt edebilecek durumda olduğu, 4721 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "durumun gereğine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyi niyet iddiasında bulunamaz" hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2023/5-16 Esas, 2025/36 Karar sayılı kararı karşısında davacının iyi niyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığı dikkate alınıp tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı bir zararın doğmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.