Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4029 E. 2026/1079 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4029
Karar No
2026/1079
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3064 E., 2025/1572 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/368 E., 2023/12 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; kendisinin 62 93... parsel sayılı taşınmazda 2003 yılından beri 1/4 oranında hissedar olduğunu, dava dışı eski hissedarın 3/4 hissesini davalılara sattığını, satıştan haberdar edilmediğini belirterek, ön alım hakkına dayalı olarak davalı adına kayıtlı payların iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Davacı feragat dilekçesinde; 730.765,00 TL tutarındaki bedeli oluşan ekonomik sebeplerden ötürü toparlayamadığından ...'a karşı açtığı davasından feragat ettiğini, davasının ... üzerinden devam edilmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; satıcının öz annesi olduğunu, satın aldığı dairelerin yapım paralarını ödediğini, tapunun kanunlara uygun olduğunu, akrabaya satış yapıldığını emsal kararlar bulunduğunu, davacının tapu iptali için hiç bir kanuni hakkının olmadığını, davacıya da aynı satıcının payını sattığını, davacının anne-babası olan ... ve .... onu evlatlıktan ve mirastan reddettiklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; satıcının kayınvalidesi olduğunu, satıcının oğlu ... ile evli olduğunu, eşinin hisseyi kendi üzerine alacakken kendisinin tapuyu almasını istediğini, satışta hiçbir şekilde hilenin bulunmadığını, davacının annesi ve babasının onu evlatlıktan ve mirastan reddettiklerini, akrabaya satış olduğu için Yargıtayın emsal kararı bulunduğundan ön alım hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 27.03.1957 tarihli ve 1956/12 Esas, 1957/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca...ın oğlu ve gelinine yaptığı pay satışlarının gerçek satış olmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasçılar ve diğer bazı yakın akrabalara yapılan pay satışlarının bağış olarak değerlendirilmesinin gerektiği ve ön alım hakkına konu olamayacağı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; 1. Taşınmazın yarı hisse bedelini annesine ödediği halde annesinin 1/4 oranında hisse devri yaptığını, taşınmazın kesinlikle miras olmadığını, 6 kardeş olduklarını, diğer kardeşlerine annesinin buradan pay vermediğini, taşınmazda eski hissedar olduğundan ön alım hakkının bulunduğunu, 2. Satışın gerçek satış olduğunu, davalı ...'ın katıldığı duruşmada para ödeyerek aldığını beyan ettiğini, 3. Annesinin ve erkek kardeşlerinin amacının kız çocuklarından mal kaçırmak olduğunu, ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verildiğini, 4. Ön alım davalarında hisseli yerdeki satışların dışarıdan birisinin girmesini engellemek için kanun aile içerisindeki satışlardan ön alım yapılmasını yasakladığını, bunun gayet makul olduğunu fakat verilen kararda kendisinin aile dışından biriymiş gibi kabul edilerek verildiğini, 5. Eğer bir satış yapılacaksa eski hissedar olduğunu ve kendisine yapılması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4029, K. 2026/1079, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4029-e-2026-1079-k-72a12c303e4c